|
-< 1.Milli Halk Kongresi >-
|
|
UHH
1.MİLLİ HALK KONGRESİ KARARLARI
|
KARAR - 1
KARAR
- 2
KARAR
- 3
KARAR
- 4
KARAR
- 5
ULUSAL
KIBRIS DAVAMIZ KONULU KARAR
1.
MİLLİ KONGRE DİVAN BAŞKANI SABAHATTİN İSMAİL'İN KONUŞMASI
ULUSAL
TÜRK KURULUŞLARI DÜNYA KONSEYİ BAŞKANI HÜSEYİN MACİT YUSUF'UN KONUŞMASI
KARAR
- 1
1-UHH
KURULUŞ BİLDİRGESİ'NE DESTEK
1.
Milli Halk Kongresi olarak, Ulusal Halk Hareketi'nin 19 Mayıs 2001
tarihli KURULUŞ BİLDİRGESİ'NDEKİ gerekçelere istinaden belirlenmiş
amaç ve hedeflerini onaylıyor ve KKTC Meclis üyelerini, KKTC hükümetini,
tüm siyasi partileri ve sivil toplum örgütlerini, basını, kurumları,
sendikaları ve tek tek her KKTC yurttaşını, ulusal Kıbrıs davamızın
vazgeçilmez temel unsurlarını içeren UHH Kuruluş Bildirgesi'ndeki
amaç ve ilkelere destek verip bu doğrultuda çalışmaya çağırıyoruz.
Yukarı
KARAR
-2
2-
1.MİLLİ HALK KONGRESİ DAİMİ KOMİTESİ
1.
MİLLİ HALK KONGRESİ DAİMİ KOMİTESİ; UHH Genel Koordinatörü yanında
Milli Halk Kongresi Başkanlığını üstlenen Divan Başkanı ve üyelerinden,
UHH bölge Koordinatörlerinden, UHH yan örgütleri başkanlarından,
UHH yurtdışı Konsey Başkanları ile Ulusal Türk Kuruluşları Dünya
Konseyi Başkanı'ndan oluşur. Daimi Komite, 1. MİLLİ HALK KONGRESİ
adına KONGRE kararları ve onaylanmış bulunan UHH Kuruluş Bildirgesi
çerçevesinde görüşme ve açıklama yapma,tutum belirleme, tavır koyma
ve kararların hayata geçmesi için çalışma yapma yetkisini haizdir.
DAİMİ KOMİTE iki kongre arasındaki dönemde görev yapmada ve bir
sonraki kongrenin toplanması için gerekli teknik çalışmaları tamamlamakta
görevli ve yetkilidir. DAİMİ KOMİTE, aynı zamanda bir sonraki Kongreye,
alınan kararların ne oranda gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda
bir rapor ve öneriler sunmakla da görevlidir.
Yukarı
KARAR
- 3
3-BİRLİK
BERABERLİK ÇAĞRISI
1.
MİLLİ HALK KONGRESİ, Ulusal Kıbrıs davamızda Türkiye Büyük Millet
Meclisi ve KKTC Meclisi'nce de onaylanmış bulunan ve Cumhurbaşkanımız
Sn. Rauf Denktaş'ın Anavatan yetkilileri ile imzalamış bulunduğu
deklerasyonlar çerçevesinde Anavatanımız Türkiye ile tam bir işbirliği
ve uyum içinde yürüttüğü politikaya tam destek verirken, tüm halkımıza,
kurum, kuruluşlar ve örgütlerimize milli dava çerçevesinde siyasi
parti farkı gözetmeksizin, tam bir birlik-beraberlik sağlanması
çağrısı yapar. Eşit egemenliğimizden, meşru hak ve çıkarlarımızdan,
Anavatan Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğünden ve devletimizden
asla taviz verilemeyeceğini, Yasadışı Rum yönetiminin tüm Kıbrıs
adına AB'a tam üye yapılması halinde Anavatanımızla birlikte alınacak
her türlü önlemi birlik beraberlik içinde destekleyeceğini,AB'a
tam üyeliğin ancak eşit egemenliğimiz temelindeki bir çözümden sonra
ve Anavatan Türkiye ile eş zamanlı olarak gündeme gelebileceğini
duyurur. Bu temel ilkelere ters şekilde Rum siyasi partileri ile
işbirliği protokolleri imzalamasını kınar ve iptalini talep eder.
Yaşamsal önemi olan bu temel konularda halkı bilinçlendirici ve
aydınlatıcı bir kampanya yürütmesi için başta Ulusal Halk Hareketi
olmak üzere tüm devlet ve hükümet organlarını, KKTC Meclisi üyelerini,
siyasi partileri, sivil toplum örgütlerini kurum ve kuruluşları,
üniversite,bilim adamı,yazar ve basın-yayın organlarını göreve çağırır.
Yukarı
KARAR
-4
4-
ANAVATAN TÜRKİYE'YE YAPILAN SALDIRILARI KINAMA
1.
MİLLİ HALK KONGRESİ, uzun bir süreden beridir Anavatanımız Türkiye,
Kahraman ordumuz, değerli komutanlarımız, KKTC'nin varlığı ile devlet
ve hükümet yetkilileri, Türk kimliğimiz ve kutsal bildiğimiz tüm
milli değerler aleyhine "demokrasi, basın ve düşünce özgürlüğü"
adına yapılan utanç verici saldırıları şiddetle protesto eder ve
KKTC hükümeti ile Meclisin devlete ve Anavatana yönelik suçlar konusunda
mevcut anayasal ve yasal boşlukları en kısa sürede doldurmasını
talep eder ve bunun milli bir görev olduğunu vurgular.
Yukarı
KARAR
-5
5-HALKIN
EKONOMİK SIKINTILARININ ÇÖZÜMÜ
1.
MİLLİ HALK KONGRESİ , ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıları
aşmak, halkın düşen alım gücünü yükseltmek, pahalılık karşısında
ezilmesini önlemek, ekonomimizin kalkındırılması için tüm sektörleri
ilgilendiren yasaların ivedilikle çıkarılarak tıkanıklıkların giderilmesini
sağlamak,döviz borçlularını rahatlatmak, yaşanan ekonomik sıkıntılar
nedeniyle geliri eriyen borçlulara yönelik hacizleri durdurmak,
birikimlerini bankalara kaptıran mudilerin sorunlarını süratle çözmek
ve kayıplarını gidermek, yanlış ve yasalara aykırı uygulamaları
nedeniyle haklarında soruşturma açılan tüm sorumlularla ilgili yasal
işlemleri süratle sonuçlandırmak ve böylece halkın adalete olan
güvenini pekiştirmek, adalet mekanizmasının çalışmasını süratlendirmek,
sağlık sisteminde halkımızı sıkıntıya sokan sorunları çözmek, eğitim
sistemini yeniden milli bir niteliğe kavuşturup gençlerimizin milli
tarih bilincine sahip kişiler olarak yetişmesini sağlamak, kamu
yönetimini yeniden yapılandırmak, partizanlığa, adam kayırmacılığına,
siyasi atamalara ve üçlü kararname sistemine son vermek, yolsuzlukları,
usülsüzlükleri savurganlığı önlemek ve bunları yapanları süratle
adalete sevketmek, iç içe girmiş bulunan yasama ve yürütmeyi yasal
düzenlemelerle ayırmak, seçim yasası ve partiler yasasını gözden
geçirerek katılımcı demokrasi kuralları çerçevesinde yeniden düzenlemek,
Bakanların kendi alanında uzman kişilerden atanmasına imkan vermek
ve devletin partizan amaçlarla istismar edilmesine fırsat vermeyecek
şekilde yeniden yapılanmasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri
almasını ve gerekli anayasal ve yasal düzenlemeleri yapmasını KKTC
Meclisi ve Hükümetinden talep eder.
Milli Kongre, bu amaçla, üniversiteler ve uzmanlarla yapılacak bilimsel
çalışmalar sonucu saptanacak öneri ve hazırlanacak raporların ilgililere
iletilmesi, gerekli uyarıların yapılması ve halkımızı rahatlatacak
bu önerilerin yaşama geçmesi için demokratik kurallar içinde gereken
etkinliklerin yapılması hususunda Ulusal Halk Hareketi'ne tam yetki
verir.
Yukarı
ULUSAL
KIBRIS DAVAMIZ KONULU KARAR
|
1- 1. Milli Halk Kongresi, BM Genel Sekreteri'nin 12 Eylül
2000 tarihinde yaptığı olumlu açıklamayı yok eden 8 Kasım 2000 tarihli
sözlü açıklaması nedeniyle sona eren aracılı görüşmeler konusunda
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 24 Kasım 2000 tarihinde ve KKTC
Meclisi'nin 16 Aralık 2000 tarihinde almış olduğu ve Anavatan Türkiye
tarafından da desteklenen kararlara;
Ve, son olarak görüşme sürecinin yeniden başlatılması konusunda
5 Eylül 2001 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
Sn. Rauf Denktaş'ın yaptığı açıklamalarla, Anavatan Türkiye Dışişleri
Bakanlığının Cumhurbaşkanımızın açıklamalarını destekleyen aynı
tarihli resmi açıklamasına tam destek verir ve aynı kararlı tavrın
egemen devlet varlığımız ve mutlak eşitliğimiz tüm taraflarca kabul
edilip saygı görene kadar sürdürülmesi gerektiğini vurgular.
2-
Yeni bir görüşme sürecinin başlayabilmesi için yeni parametrelerin
kabul edilmesi ve 37 yıldır her alanda süren utanç verici ambargoların
kaldırılması şarttır.Bu parametreler, adada iki bağımsız ve egemen
devlet bulunduğu, Kıbrıs Rum yönetiminin KKTC halkını ve Kıbrıs'ın
tümünü temsil etmediği ve etme hak ve yetkisine sahip olmadığı gerçeğinin
kabul edilmesidir. Bu bağlamda, Yasadışı Rum yönetimi ve üçüncü
taraflar 37 yıldır süren insanlık dışı ambargoları kaldırmadan bir
anlaşma konusunda iyi niyetli olduklarını kanıtlayamazlar ve bizde
güven uyandıramazlar.
3-
Varılabilecek herhangi bir anlaşma, mutlaka egemen eşitliğimizi,
Anavatan Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin devamını, mülkiyet
sorununun global mal-mülk değişimi ve tazminat yoluyla çözümlenmesini
ve hiçbir şekilde güvenmediğimiz Rumların içimize dönmesini engelleyecek
düzenlemeleri, ada üzerinde ve Doğu Akdeniz'de hassas Türk-Yunan
dengesini korumayı içermelidir.Bu temel ilkelerden vazgeçilemez
ve bunlar müzakere konusu yapılamaz.
4-
Yasadışı Rum yönetiminin tek yanlı ve gayrı yasal olarak Avrupa
Birliği'ne üyelik doğrultusunda sürdürdüğü çabalar, uyuşmazlığı
içinden çıkılmaz hale getirmiştir. Türkiye ve KKTC'nin uyarılarını
dikkate almadan sürdürülen bu çabalar, son uzlaşı ümitlerini de
ortadan kaldırmadan bu tek yanlı ve gayrı yasal süreç Rum yönetimi
ve AB tarafından dondurulmalıdır.
5-
Yasadışı Rum yönetiminin Avrupa Birliği'ne üyelik çabaları sonuca
ulaştırıldığı takdirde, bu durumun adanın bölünmüşlüğünü daimileştireceğini
ve bunun sorumlusunun da Türk tarafı değil, Rum yönetimi ve Avrupa
Birliği olacağını vurgularız. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti seçeneksiz
değildir ve Anavatan Türkiye ile varolan sıkı ilişkilerin her alanda
derinleştirilmesi seçeneklerimizin başında gelmektedir.
6-
Kıbrıs Türk Halkı olarak geçmişte bize çok acılar çektiren, ortak
olduğumuz devleti yıkarak Cumhuriyetin tüm organlarını işgal eden,
eşit kurucusu olduğumuz ortaklık devletinde bizim haklarımıza da
sahipmiş ve tüm Kıbrıs'ın meşru hükümetiymiş gibi davranan, bugün
de her türlü düşmanca faaliyetine devam eden, sürekli silahlanan,
bize karşı 37 yıldır insanlık dışı bir ambargo ve tecrit politikası
uygulayan, bu nedenle güvenmediğimiz Rum tarafıyla ortak bir devlet
kurmaya mahkum değiliz.Ancak devletimizi ve eşit egemen statümüzü
kabul ettikleri takdirde Rum tarafı kendilerine doğru uzanmış bir
barış eli bulacaklardır.
7-
Rum yanlısı Jacques Poos tarafından hazırlanan ve Avrupa Parlamentosu
tarafından onaylanan Kıbrıs raporu, Rum-Yunan tarafının kaleminden
çıkmış bir propaganda broşüründen farksızdır. Türk tarafının görüşlerine
hiçbir şekilde yer vermeyen bu sözde rapor, Kıbrıs Türk Halkını
bağlamaz ve bu raporu kesinlikle reddederiz. Avrupa Parlamentosunun
safsatalarla dolu böyle tek yanlı bir raporu onaylaması, Kıbrıs
Türk Halkına ve Anavatan Türkiye'ye karşı ne denli ön yargılı olduğunu
kanıtlamaktadır. Bu durum Türkiyesiz bir Avrupa Birliği'nde Kıbrıs
Türk Halkının ne denli korumasız kalacağını da kanıtlamaktadır.
Bu nedenle Avrupa Birliği'ne tam üyelik konusu ancak bir çözümden
sonra gündeme gelmeli ve Anavatan Türkiye ile eş zamanlı olarak
gerçekleşmelidir.
8-
I.Milli Halk Kongresi olarak önümüzdeki dönemde bir anlaşma konusunda
temel vazgeçilmez ilkelerimizi kararlılıkla korurken Kuzey Kıbrıs
Türk Cumhuriyeti Hükümeti ve Cumhuriyet Meclisi'ni Anavatan Türkiye
ile daha sıkı işbirliği içinde KKTC devletini kalkındırmak, halkımızın
karşı karşıya bulunduğu ekonomik sorunları acilen çözmek,devletimizi
tanıtmak, kamu yönetimini süratle yeniden organize etmek ve halkımızın
refah düzeyini yükseltmek için daha sıkı ve ciddi çalışmaya çağırırız.Bu
bağlamda Anavatan Türkiye'nin tarihimizin hiçbir döneminde bizden
esirgemediği destek ve yardımlarından ötürü bir kez daha minnet
duygularımızı ifade eder, Anavatana olan sarsılmaz bağlılık ve güvenimizi
yeniden teyit ederiz.
Yukarı
1. MİLLİ KONGRE DİVAN BAŞKANI SABAHATTİN İSMAİL'İN
KONUŞMASI
Sn
Cumhurbaşkanım, yurtsever halkımızın değerli temsilcileri, Milli
Kongremizin değerli üyeleri, Hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum.
Bu güzel tatil gününde ve bunca ekonomik sıkıntınıza karşın, ta
Karpaz'dan Yeşilırmak'tan, Mağusa'dan Girne'den, Güzelyurt ve Lefke'den,
İskele ve Geçitkale'den işini gücünü bırakıp milli bir görevi yerine
getirmek için buraya gelen değerli kardeşlerim, hepinize selam olsun,
hoşgeldiniz..
Selam olsun bu davaya baş koyanlar, egemenliğimiz, özgürlüğümüz,
eşitliğimiz, için ölürüz diyenler…
Selam olsun, Anavatanımız, devletimiz, Cumhuriyetimiz ve bağımsızlığımız
için can veririz diyenler…Hepinize selam olsun
Değerli Kardeşlerim;
Ulusal Halk Hareketi'ni oluşturmak için hep birlikte yola çıktığımız
15 Şubat tarihinden bu yana geçen 6 ay ve Hareketimizi ilan ettiğimiz
19 Mayıs tarihinden bugüne geçen 4 ay boyunca süren yoğun çabalarımızın
bugünkü güzel, güven ve gurur veren sonucunu görmekten ve şu an
hep birlikte olmaktan duyduğum mutluluğu ifade etmek istiyorum.
Ulusal Halk Hareketi bu kadar kısa bir sürede ülkemizin dört bir
yanında örgütlenmiş ve binlerce mensuba sahip olmuşsa, dostlarımızda
güven ve umut, düşmanda korku ve işbirlikçi mandacılarda şaşkınlık
yaratan bir güce ulaşmışsa bu başarı hepinizindir. Ulusal Halk Hareketi
ve Milli Kongremiz sizin eserinizdir.Ve, şu an hep birlikte söz
veriyoruz: Eserimize mutlaka sahip çıkacağız. Hareketimizi, Kongremizi,
Kongremizin alacağı çok önemli kararları her yerde, her platformda
kararlılıkla savunacağız. 1958'lerin direniş ve mukavemet ruhunu
yaşatacağız…
Değerli kardeşlerim; Ulusal Halk Hareketi, Davasına, milli
kimliğine ve değerlerine,Anavatanına ve devletine bağlı sessiz çoğunluğun
sesidir. Karpaz'dan Yeşilırmak'a kadar davasına sahip çıkmak için
hareket halinde olan halkımızın örgütüdür. Bu nedenle UHH'ye saldırmak
demek halka saldırmak demektir. Halktan korkanları korkuları ile
başbaşa bırakalım ve işimize bakalım.Rum-Yunan ikilisi ile destekçisi
Emperyalist güçlerin dört bir yandan üzerimize geldiği bugünlerde,
halkımızın mukavemet gücünü örgütlemek için bizim yapacak çok işimiz
vardır. Bilinçleneceğiz, örgütleneceğiz, birleşeceğiz ve direneceğiz
kardeşlerim. Bilinçli, örgütlü ve birlik içindeki bir halktan daha
güçlü hiçbirşey olamaz.
Değerli kardeşlerim; bugün toplanan Milli Kongremiz Halkımızın
her ferdinin özgürce konuşacağı demokratik bir Platformdur. Bu kürsü
halkın kürsüsüdür. Bu, Doğrudan demokrasidir…Hepinizi bu kürsüye
sahip çıkmaya, özgürce konuşmaya davet ediyorum. Bugün siz konuşacaksınız,
siz konuşmalısınız.
Bize saldırıyorlar. "Milli Halk Kongresi de neymiş?" diyorlar.
Halka konuşma fırsatı verdik, demokratik bir kürsü kurduk diye saldırıyorlar.
Bunlar aslında halkın konuşmasından korkuyorlar Sorunlarını ve davasına
sahip çıktığını doğrudan dile getirmesinden korkuyorlar. Kamplaşma
yaratıyorlar, sonra da kamplaşma yaratmışız diye bize saldırıyorlar.
Değerli kardeşlerim;Kamplaşmayı biz yaratmadık. Cepheleşmeye
karşıyız. Tüm kesimlerle sağlıklı diyalog istiyoruz. Birlik ve beraberliği
savunuyoruz.. Ama bu birlik ve beraberlik egemenliğimizi, devletimizi,
anavatanımızı, eşitliğimizi savunma ilkeleri çerçevesinde olmalıdır.
Biz ulusal davada tarafsız, hem nalına, hem mıhına olamayız. Ulusal
davada elbette tarafız. Birlik beraberlik de mutlaka bu temel üzerinde
olmalıdır. Enosisci Rum liderleri ile İşbirliği protokolleri imzalayanları,
Rum devletinin ikinci adamı ile KKTC'yi ve egemenliğimizi yok sayan
tek yanlı BM. Kararlarının adada uygulanmasını öngören anlaşma imzalayanları
bu yanlış yoldan vazgeçip UHH'nin birlik ve beraberlik çağrılarına
olumlu yanıt vermeye çağırıyoruz. Gittikleri yanlış yoldan dönmelidirler.
Terörist başı Klerides ve Lissarides ile ballı börekli olanlar,
topraklarımızda gözü olan sözde Girne milletvekili Hristofiyas'la
işbirliği anlaşması imzalayanlar, Halkımızın bağrından çıkan ve
halkın kendisi olan UHH'ye, Meclis kürsüsünden terörist diye saldıramaz.
Ulusal davayı savunan milletvekillerimiz bu seviyesiz saldırılara
karşı sesini yükseltmelidir. Egemenliğimize, devletimize, Anavatanımıza,
komutanlarımıza Meclis kürsüsünden ve miting meydanlarından yapılan
saldırılara karşı sessiz kalınamaz. Kalınmamalıdır.Bu suskunluğu
yadırgıyoruz.
1. Milli Kongre'nin değerli temsilcileri,
Konuşmama son verirken bir kez daha vurgulamak istiyorum:
Egemenliğimizi, devletimizi, kimliğimizi yok sayanlarla bir anlaşma
yapılamaz. Hiç kimse bizi Anavatanımızdan koparamaz. Hiç kimse bizi
Anavatan Türkiye'nin yer almadığı bir oluşuma zorla sürükleyemez.Anavatana,
Cumhuriyetimize, Cumhurbaşkanımıza güveniyor ve tam destek veriyoruz.Hiçbir
vaad, hiçbir baskı, hiçbir emperyalist güç bizi devletimizden ve
Anavatanımızdan koparamaz. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle asla teslim
bayrağı çekmeyiz. Zenginlik vaadiyle Asla azınlık statüsünü kabul
etmeyiz.Baskılara karşı yarım asırdır direniyoruz, direnmeye devam
edeceğiz.Yolumuz Türkiye'nin yoludur ve bu yol özgürlük ve güvenlik
yoludur. Bu yoldan kimse bizi geri çeviremez.
Yukarı
ULUSAL TÜRK KURULUŞLARI DÜNYA KONSEYİ BAŞKANI
HÜSEYİN MACİT YUSUF'UN KONUŞMASI
Sn. Cumhurbaşkanım;1. Milli Halk Konresi'nin değerli üyeleri,
Halkımızın bağrından doğan ve öz gücünden oluşan Ulusal Halk Hareketi'nin
yurtsever mensupları, ULUSAL TÜRK KURULUŞLARI DÜNYA KONSEYİ olarak
hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Sizlere yurt dışında yaşayan
kardeşlerimizin selam ve sevgilerini getirdim.Ulusal davamızda temel
ilkelerimiz çerçevesinde sizlerle birlikte mücadele etmede kararlılıklarını
duyurmaya geldim. Sözlerime başlarkan bugün burada sizlerin arasında
olmaktan duyduğum büyük mutluluğu ve heyecanı ifade etmek istiyorum
UTK DÜNYA KONSEYİ, Avustralya, İngiltere, Kanada, Türkiye ve KKTC'deki
kardeşlerimizin oluşturduğu sivil toplum örgütlerini çatıları altında
toplayan UHH Konseyleri ile Türkiye'de 600'den fazla kuruluşu bünyesinde
toplayan Kıbrıs Milli Koordinasyon Komitesi'nin biraraya gelmesiyle
oluşan bir dünya örgütüdür. Bu Dünya Konseyi'ni yurt dışında yaşayan
kardeşlerimizle sizleri birbirine bağlamak, ulusal Kıbrıs davamızda
ortak amaç ve hedefler çerçevesinde birlikte ve koordineli mücadele
etmek ve uluslararası alanda, bir sivil toplum insiyatifi olarak
devletimizin tanınması ve davamızın anlatılması için lobi çalışması
yapmak amacıyla oluşturmuş bulunmaktayız.
Değerli kardeşlerim;
UTK DÜNYA KONSEYİ, egemenliğimizin sembolü olan KKTC'ye, tek dayanağımız
ve güvencemiz olan Anavatanımız Türkiye'ye, kahraman Türk Silahlı
Kuvvetleri'ne ve Güvenlik Kuvvetlerimize, Rum-Yunan ikilisi ile
dış güçlerden ve içimizdeki işbirlikçilerinden gelen düşmanca saldırılara,
Atatürkçü düşünce doğrultusunda karşı duracaktır.
Şehitlerimizin kanıyla kurulan devletimizi yıkarak bizi, azınlık
statüsünde Rum yönetimine yama yapmak ve Türkiyesiz bir AB'de eritmek
isteyen dış güçlerin işbirlikçilerine ve teslimiyetçilere karşı
mücadele etmekte kararlıyız. Halkımızı bölmeye, iç cephemizi parçalamaya,
milli değerlerden, Türk kimliğinden, devletimizden ve Anavatanımızdan
koparmaya çalışan dış güçler ve işbirlikçileri asla başaramayacaktır.
UTK Dünya Konseyi olarak Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş'a ,Anavatan
Türkiye'ye ve kahraman ordumuza güvenimiz, bağlılığımız ve desteğimiz
tamdır.
UTK DÜNYA KONSEYİ VE kurucu Konseyler olarak dış ülkelerde yaşayan
kardeşlerimizin birlik ve beraberliğini sağlamak, varolan örgütleri
tek çatı altında birleştirmek, Rum-Yunan ikilisinin propaganda ve
lobi çalışmalarına karşı durmak, yabancı devlet adamı, politikacı,
basın-yayın mensuplarını ve kamuoylarını ulusal davamız konusunda
aydınlatmak, devletimiz ve Anavatanımızla işbirliği halinde lobi
çalışmaları yapmak, bu amaçla her türlü yayın, seminer, konferans
vb. faaliyetleri organize etmek, dış ülkelerde yaşayan kardeşlerimizin
devletimiz nezdindeki sorunlarını ve taleplerini dile getirip çözümler
üretilmesine katkıda bulunmak ve ULUSAL HALK HAREKETİ'ni maddi manevi
desteklemek temel hedefimizdir.
Değerli kardeşlerim;
Bu duygu ve düşünceler içinde bir kez daha hepinizi saygı ve sevgiyle
selamlarken, Kongremizin alacağı tüm kararların uygulanması için
var gücümüzle çalışacağımıza söz veriyorum
Yolumuz Türkiye'nin Yoludur.Yaşasın Anavatan Türkiye yaşasın KKTC
Yukarı
|