-< 1.Milli Halk Kongresi >-



UHH 1.MİLLİ HALK KONGRESİ KARARLARI


KARAR - 1

KARAR - 2
KARAR - 3
KARAR - 4
KARAR - 5

ULUSAL KIBRIS DAVAMIZ KONULU KARAR
1. MİLLİ KONGRE DİVAN BAŞKANI SABAHATTİN İSMAİL'İN KONUŞMASI
ULUSAL TÜRK KURULUŞLARI DÜNYA KONSEYİ BAŞKANI HÜSEYİN MACİT YUSUF'UN KONUŞMASI


KARAR - 1

1-UHH KURULUŞ BİLDİRGESİ'NE DESTEK

1. Milli Halk Kongresi olarak, Ulusal Halk Hareketi'nin 19 Mayıs 2001 tarihli KURULUŞ BİLDİRGESİ'NDEKİ gerekçelere istinaden belirlenmiş amaç ve hedeflerini onaylıyor ve KKTC Meclis üyelerini, KKTC hükümetini, tüm siyasi partileri ve sivil toplum örgütlerini, basını, kurumları, sendikaları ve tek tek her KKTC yurttaşını, ulusal Kıbrıs davamızın vazgeçilmez temel unsurlarını içeren UHH Kuruluş Bildirgesi'ndeki amaç ve ilkelere destek verip bu doğrultuda çalışmaya çağırıyoruz.

Yukarı


KARAR -2

2- 1.MİLLİ HALK KONGRESİ DAİMİ KOMİTESİ

1. MİLLİ HALK KONGRESİ DAİMİ KOMİTESİ; UHH Genel Koordinatörü yanında Milli Halk Kongresi Başkanlığını üstlenen Divan Başkanı ve üyelerinden, UHH bölge Koordinatörlerinden, UHH yan örgütleri başkanlarından, UHH yurtdışı Konsey Başkanları ile Ulusal Türk Kuruluşları Dünya Konseyi Başkanı'ndan oluşur. Daimi Komite, 1. MİLLİ HALK KONGRESİ adına KONGRE kararları ve onaylanmış bulunan UHH Kuruluş Bildirgesi çerçevesinde görüşme ve açıklama yapma,tutum belirleme, tavır koyma ve kararların hayata geçmesi için çalışma yapma yetkisini haizdir. DAİMİ KOMİTE iki kongre arasındaki dönemde görev yapmada ve bir sonraki kongrenin toplanması için gerekli teknik çalışmaları tamamlamakta görevli ve yetkilidir. DAİMİ KOMİTE, aynı zamanda bir sonraki Kongreye, alınan kararların ne oranda gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda bir rapor ve öneriler sunmakla da görevlidir.

Yukarı


KARAR - 3

3-BİRLİK BERABERLİK ÇAĞRISI

1. MİLLİ HALK KONGRESİ, Ulusal Kıbrıs davamızda Türkiye Büyük Millet Meclisi ve KKTC Meclisi'nce de onaylanmış bulunan ve Cumhurbaşkanımız Sn. Rauf Denktaş'ın Anavatan yetkilileri ile imzalamış bulunduğu deklerasyonlar çerçevesinde Anavatanımız Türkiye ile tam bir işbirliği ve uyum içinde yürüttüğü politikaya tam destek verirken, tüm halkımıza, kurum, kuruluşlar ve örgütlerimize milli dava çerçevesinde siyasi parti farkı gözetmeksizin, tam bir birlik-beraberlik sağlanması çağrısı yapar. Eşit egemenliğimizden, meşru hak ve çıkarlarımızdan, Anavatan Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğünden ve devletimizden asla taviz verilemeyeceğini, Yasadışı Rum yönetiminin tüm Kıbrıs adına AB'a tam üye yapılması halinde Anavatanımızla birlikte alınacak her türlü önlemi birlik beraberlik içinde destekleyeceğini,AB'a tam üyeliğin ancak eşit egemenliğimiz temelindeki bir çözümden sonra ve Anavatan Türkiye ile eş zamanlı olarak gündeme gelebileceğini duyurur. Bu temel ilkelere ters şekilde Rum siyasi partileri ile işbirliği protokolleri imzalamasını kınar ve iptalini talep eder. Yaşamsal önemi olan bu temel konularda halkı bilinçlendirici ve aydınlatıcı bir kampanya yürütmesi için başta Ulusal Halk Hareketi olmak üzere tüm devlet ve hükümet organlarını, KKTC Meclisi üyelerini, siyasi partileri, sivil toplum örgütlerini kurum ve kuruluşları, üniversite,bilim adamı,yazar ve basın-yayın organlarını göreve çağırır.

Yukarı


KARAR -4

4- ANAVATAN TÜRKİYE'YE YAPILAN SALDIRILARI KINAMA

1. MİLLİ HALK KONGRESİ, uzun bir süreden beridir Anavatanımız Türkiye, Kahraman ordumuz, değerli komutanlarımız, KKTC'nin varlığı ile devlet ve hükümet yetkilileri, Türk kimliğimiz ve kutsal bildiğimiz tüm milli değerler aleyhine "demokrasi, basın ve düşünce özgürlüğü" adına yapılan utanç verici saldırıları şiddetle protesto eder ve KKTC hükümeti ile Meclisin devlete ve Anavatana yönelik suçlar konusunda mevcut anayasal ve yasal boşlukları en kısa sürede doldurmasını talep eder ve bunun milli bir görev olduğunu vurgular.

Yukarı


KARAR -5

5-HALKIN EKONOMİK SIKINTILARININ ÇÖZÜMÜ

1. MİLLİ HALK KONGRESİ , ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıları aşmak, halkın düşen alım gücünü yükseltmek, pahalılık karşısında ezilmesini önlemek, ekonomimizin kalkındırılması için tüm sektörleri ilgilendiren yasaların ivedilikle çıkarılarak tıkanıklıkların giderilmesini sağlamak,döviz borçlularını rahatlatmak, yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle geliri eriyen borçlulara yönelik hacizleri durdurmak, birikimlerini bankalara kaptıran mudilerin sorunlarını süratle çözmek ve kayıplarını gidermek, yanlış ve yasalara aykırı uygulamaları nedeniyle haklarında soruşturma açılan tüm sorumlularla ilgili yasal işlemleri süratle sonuçlandırmak ve böylece halkın adalete olan güvenini pekiştirmek, adalet mekanizmasının çalışmasını süratlendirmek, sağlık sisteminde halkımızı sıkıntıya sokan sorunları çözmek, eğitim sistemini yeniden milli bir niteliğe kavuşturup gençlerimizin milli tarih bilincine sahip kişiler olarak yetişmesini sağlamak, kamu yönetimini yeniden yapılandırmak, partizanlığa, adam kayırmacılığına, siyasi atamalara ve üçlü kararname sistemine son vermek, yolsuzlukları, usülsüzlükleri savurganlığı önlemek ve bunları yapanları süratle adalete sevketmek, iç içe girmiş bulunan yasama ve yürütmeyi yasal düzenlemelerle ayırmak, seçim yasası ve partiler yasasını gözden geçirerek katılımcı demokrasi kuralları çerçevesinde yeniden düzenlemek, Bakanların kendi alanında uzman kişilerden atanmasına imkan vermek ve devletin partizan amaçlarla istismar edilmesine fırsat vermeyecek şekilde yeniden yapılanmasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri almasını ve gerekli anayasal ve yasal düzenlemeleri yapmasını KKTC Meclisi ve Hükümetinden talep eder.
Milli Kongre, bu amaçla, üniversiteler ve uzmanlarla yapılacak bilimsel çalışmalar sonucu saptanacak öneri ve hazırlanacak raporların ilgililere iletilmesi, gerekli uyarıların yapılması ve halkımızı rahatlatacak bu önerilerin yaşama geçmesi için demokratik kurallar içinde gereken etkinliklerin yapılması hususunda Ulusal Halk Hareketi'ne tam yetki verir.

Yukarı



ULUSAL KIBRIS DAVAMIZ KONULU KARAR


1- 1. Milli Halk Kongresi, BM Genel Sekreteri'nin 12 Eylül 2000 tarihinde yaptığı olumlu açıklamayı yok eden 8 Kasım 2000 tarihli sözlü açıklaması nedeniyle sona eren aracılı görüşmeler konusunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 24 Kasım 2000 tarihinde ve KKTC Meclisi'nin 16 Aralık 2000 tarihinde almış olduğu ve Anavatan Türkiye tarafından da desteklenen kararlara;
Ve, son olarak görüşme sürecinin yeniden başlatılması konusunda 5 Eylül 2001 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sn. Rauf Denktaş'ın yaptığı açıklamalarla, Anavatan Türkiye Dışişleri Bakanlığının Cumhurbaşkanımızın açıklamalarını destekleyen aynı tarihli resmi açıklamasına tam destek verir ve aynı kararlı tavrın egemen devlet varlığımız ve mutlak eşitliğimiz tüm taraflarca kabul edilip saygı görene kadar sürdürülmesi gerektiğini vurgular.

2- Yeni bir görüşme sürecinin başlayabilmesi için yeni parametrelerin kabul edilmesi ve 37 yıldır her alanda süren utanç verici ambargoların kaldırılması şarttır.Bu parametreler, adada iki bağımsız ve egemen devlet bulunduğu, Kıbrıs Rum yönetiminin KKTC halkını ve Kıbrıs'ın tümünü temsil etmediği ve etme hak ve yetkisine sahip olmadığı gerçeğinin kabul edilmesidir. Bu bağlamda, Yasadışı Rum yönetimi ve üçüncü taraflar 37 yıldır süren insanlık dışı ambargoları kaldırmadan bir anlaşma konusunda iyi niyetli olduklarını kanıtlayamazlar ve bizde güven uyandıramazlar.

3- Varılabilecek herhangi bir anlaşma, mutlaka egemen eşitliğimizi, Anavatan Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin devamını, mülkiyet sorununun global mal-mülk değişimi ve tazminat yoluyla çözümlenmesini ve hiçbir şekilde güvenmediğimiz Rumların içimize dönmesini engelleyecek düzenlemeleri, ada üzerinde ve Doğu Akdeniz'de hassas Türk-Yunan dengesini korumayı içermelidir.Bu temel ilkelerden vazgeçilemez ve bunlar müzakere konusu yapılamaz.

4- Yasadışı Rum yönetiminin tek yanlı ve gayrı yasal olarak Avrupa Birliği'ne üyelik doğrultusunda sürdürdüğü çabalar, uyuşmazlığı içinden çıkılmaz hale getirmiştir. Türkiye ve KKTC'nin uyarılarını dikkate almadan sürdürülen bu çabalar, son uzlaşı ümitlerini de ortadan kaldırmadan bu tek yanlı ve gayrı yasal süreç Rum yönetimi ve AB tarafından dondurulmalıdır.

5- Yasadışı Rum yönetiminin Avrupa Birliği'ne üyelik çabaları sonuca ulaştırıldığı takdirde, bu durumun adanın bölünmüşlüğünü daimileştireceğini ve bunun sorumlusunun da Türk tarafı değil, Rum yönetimi ve Avrupa Birliği olacağını vurgularız. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti seçeneksiz değildir ve Anavatan Türkiye ile varolan sıkı ilişkilerin her alanda derinleştirilmesi seçeneklerimizin başında gelmektedir.

6- Kıbrıs Türk Halkı olarak geçmişte bize çok acılar çektiren, ortak olduğumuz devleti yıkarak Cumhuriyetin tüm organlarını işgal eden, eşit kurucusu olduğumuz ortaklık devletinde bizim haklarımıza da sahipmiş ve tüm Kıbrıs'ın meşru hükümetiymiş gibi davranan, bugün de her türlü düşmanca faaliyetine devam eden, sürekli silahlanan, bize karşı 37 yıldır insanlık dışı bir ambargo ve tecrit politikası uygulayan, bu nedenle güvenmediğimiz Rum tarafıyla ortak bir devlet kurmaya mahkum değiliz.Ancak devletimizi ve eşit egemen statümüzü kabul ettikleri takdirde Rum tarafı kendilerine doğru uzanmış bir barış eli bulacaklardır.

7- Rum yanlısı Jacques Poos tarafından hazırlanan ve Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan Kıbrıs raporu, Rum-Yunan tarafının kaleminden çıkmış bir propaganda broşüründen farksızdır. Türk tarafının görüşlerine hiçbir şekilde yer vermeyen bu sözde rapor, Kıbrıs Türk Halkını bağlamaz ve bu raporu kesinlikle reddederiz. Avrupa Parlamentosunun safsatalarla dolu böyle tek yanlı bir raporu onaylaması, Kıbrıs Türk Halkına ve Anavatan Türkiye'ye karşı ne denli ön yargılı olduğunu kanıtlamaktadır. Bu durum Türkiyesiz bir Avrupa Birliği'nde Kıbrıs Türk Halkının ne denli korumasız kalacağını da kanıtlamaktadır. Bu nedenle Avrupa Birliği'ne tam üyelik konusu ancak bir çözümden sonra gündeme gelmeli ve Anavatan Türkiye ile eş zamanlı olarak gerçekleşmelidir.

8- I.Milli Halk Kongresi olarak önümüzdeki dönemde bir anlaşma konusunda temel vazgeçilmez ilkelerimizi kararlılıkla korurken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti ve Cumhuriyet Meclisi'ni Anavatan Türkiye ile daha sıkı işbirliği içinde KKTC devletini kalkındırmak, halkımızın karşı karşıya bulunduğu ekonomik sorunları acilen çözmek,devletimizi tanıtmak, kamu yönetimini süratle yeniden organize etmek ve halkımızın refah düzeyini yükseltmek için daha sıkı ve ciddi çalışmaya çağırırız.Bu bağlamda Anavatan Türkiye'nin tarihimizin hiçbir döneminde bizden esirgemediği destek ve yardımlarından ötürü bir kez daha minnet duygularımızı ifade eder, Anavatana olan sarsılmaz bağlılık ve güvenimizi yeniden teyit ederiz.

Yukarı




1. MİLLİ KONGRE DİVAN BAŞKANI SABAHATTİN İSMAİL'İN KONUŞMASI

 Sn Cumhurbaşkanım, yurtsever halkımızın değerli temsilcileri, Milli Kongremizin değerli üyeleri, Hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum.
Bu güzel tatil gününde ve bunca ekonomik sıkıntınıza karşın, ta Karpaz'dan Yeşilırmak'tan, Mağusa'dan Girne'den, Güzelyurt ve Lefke'den, İskele ve Geçitkale'den işini gücünü bırakıp milli bir görevi yerine getirmek için buraya gelen değerli kardeşlerim, hepinize selam olsun, hoşgeldiniz..
Selam olsun bu davaya baş koyanlar, egemenliğimiz, özgürlüğümüz, eşitliğimiz, için ölürüz diyenler…

Selam olsun, Anavatanımız, devletimiz, Cumhuriyetimiz ve bağımsızlığımız için can veririz diyenler…Hepinize selam olsun

 Değerli Kardeşlerim;
Ulusal Halk Hareketi'ni oluşturmak için hep birlikte yola çıktığımız 15 Şubat tarihinden bu yana geçen 6 ay ve Hareketimizi ilan ettiğimiz 19 Mayıs tarihinden bugüne geçen 4 ay boyunca süren yoğun çabalarımızın bugünkü güzel, güven ve gurur veren sonucunu görmekten ve şu an hep birlikte olmaktan duyduğum mutluluğu ifade etmek istiyorum. Ulusal Halk Hareketi bu kadar kısa bir sürede ülkemizin dört bir yanında örgütlenmiş ve binlerce mensuba sahip olmuşsa, dostlarımızda güven ve umut, düşmanda korku ve işbirlikçi mandacılarda şaşkınlık yaratan bir güce ulaşmışsa bu başarı hepinizindir. Ulusal Halk Hareketi ve Milli Kongremiz sizin eserinizdir.Ve, şu an hep birlikte söz veriyoruz: Eserimize mutlaka sahip çıkacağız. Hareketimizi, Kongremizi, Kongremizin alacağı çok önemli kararları her yerde, her platformda kararlılıkla savunacağız. 1958'lerin direniş ve mukavemet ruhunu yaşatacağız…

 Değerli kardeşlerim; Ulusal Halk Hareketi, Davasına, milli kimliğine ve değerlerine,Anavatanına ve devletine bağlı sessiz çoğunluğun sesidir. Karpaz'dan Yeşilırmak'a kadar davasına sahip çıkmak için hareket halinde olan halkımızın örgütüdür. Bu nedenle UHH'ye saldırmak demek halka saldırmak demektir. Halktan korkanları korkuları ile başbaşa bırakalım ve işimize bakalım.Rum-Yunan ikilisi ile destekçisi Emperyalist güçlerin dört bir yandan üzerimize geldiği bugünlerde, halkımızın mukavemet gücünü örgütlemek için bizim yapacak çok işimiz vardır. Bilinçleneceğiz, örgütleneceğiz, birleşeceğiz ve direneceğiz kardeşlerim. Bilinçli, örgütlü ve birlik içindeki bir halktan daha güçlü hiçbirşey olamaz.

 Değerli kardeşlerim; bugün toplanan Milli Kongremiz Halkımızın her ferdinin özgürce konuşacağı demokratik bir Platformdur. Bu kürsü halkın kürsüsüdür. Bu, Doğrudan demokrasidir…Hepinizi bu kürsüye sahip çıkmaya, özgürce konuşmaya davet ediyorum. Bugün siz konuşacaksınız, siz konuşmalısınız.
Bize saldırıyorlar. "Milli Halk Kongresi de neymiş?" diyorlar. Halka konuşma fırsatı verdik, demokratik bir kürsü kurduk diye saldırıyorlar. Bunlar aslında halkın konuşmasından korkuyorlar Sorunlarını ve davasına sahip çıktığını doğrudan dile getirmesinden korkuyorlar. Kamplaşma yaratıyorlar, sonra da kamplaşma yaratmışız diye bize saldırıyorlar.

 Değerli kardeşlerim;Kamplaşmayı biz yaratmadık. Cepheleşmeye karşıyız. Tüm kesimlerle sağlıklı diyalog istiyoruz. Birlik ve beraberliği savunuyoruz.. Ama bu birlik ve beraberlik egemenliğimizi, devletimizi, anavatanımızı, eşitliğimizi savunma ilkeleri çerçevesinde olmalıdır. Biz ulusal davada tarafsız, hem nalına, hem mıhına olamayız. Ulusal davada elbette tarafız. Birlik beraberlik de mutlaka bu temel üzerinde olmalıdır. Enosisci Rum liderleri ile İşbirliği protokolleri imzalayanları, Rum devletinin ikinci adamı ile KKTC'yi ve egemenliğimizi yok sayan tek yanlı BM. Kararlarının adada uygulanmasını öngören anlaşma imzalayanları bu yanlış yoldan vazgeçip UHH'nin birlik ve beraberlik çağrılarına olumlu yanıt vermeye çağırıyoruz. Gittikleri yanlış yoldan dönmelidirler. Terörist başı Klerides ve Lissarides ile ballı börekli olanlar, topraklarımızda gözü olan sözde Girne milletvekili Hristofiyas'la işbirliği anlaşması imzalayanlar, Halkımızın bağrından çıkan ve halkın kendisi olan UHH'ye, Meclis kürsüsünden terörist diye saldıramaz. Ulusal davayı savunan milletvekillerimiz bu seviyesiz saldırılara karşı sesini yükseltmelidir. Egemenliğimize, devletimize, Anavatanımıza, komutanlarımıza Meclis kürsüsünden ve miting meydanlarından yapılan saldırılara karşı sessiz kalınamaz. Kalınmamalıdır.Bu suskunluğu yadırgıyoruz.

 1. Milli Kongre'nin değerli temsilcileri,
Konuşmama son verirken bir kez daha vurgulamak istiyorum:
Egemenliğimizi, devletimizi, kimliğimizi yok sayanlarla bir anlaşma yapılamaz. Hiç kimse bizi Anavatanımızdan koparamaz. Hiç kimse bizi Anavatan Türkiye'nin yer almadığı bir oluşuma zorla sürükleyemez.Anavatana, Cumhuriyetimize, Cumhurbaşkanımıza güveniyor ve tam destek veriyoruz.Hiçbir vaad, hiçbir baskı, hiçbir emperyalist güç bizi devletimizden ve Anavatanımızdan koparamaz. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle asla teslim bayrağı çekmeyiz. Zenginlik vaadiyle Asla azınlık statüsünü kabul etmeyiz.Baskılara karşı yarım asırdır direniyoruz, direnmeye devam edeceğiz.Yolumuz Türkiye'nin yoludur ve bu yol özgürlük ve güvenlik yoludur. Bu yoldan kimse bizi geri çeviremez.

Yukarı



ULUSAL TÜRK KURULUŞLARI DÜNYA KONSEYİ BAŞKANI HÜSEYİN MACİT YUSUF'UN KONUŞMASI


Sn. Cumhurbaşkanım;1. Milli Halk Konresi'nin değerli üyeleri,
Halkımızın bağrından doğan ve öz gücünden oluşan Ulusal Halk Hareketi'nin yurtsever mensupları, ULUSAL TÜRK KURULUŞLARI DÜNYA KONSEYİ olarak hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Sizlere yurt dışında yaşayan kardeşlerimizin selam ve sevgilerini getirdim.Ulusal davamızda temel ilkelerimiz çerçevesinde sizlerle birlikte mücadele etmede kararlılıklarını duyurmaya geldim. Sözlerime başlarkan bugün burada sizlerin arasında olmaktan duyduğum büyük mutluluğu ve heyecanı ifade etmek istiyorum
UTK DÜNYA KONSEYİ, Avustralya, İngiltere, Kanada, Türkiye ve KKTC'deki kardeşlerimizin oluşturduğu sivil toplum örgütlerini çatıları altında toplayan UHH Konseyleri ile Türkiye'de 600'den fazla kuruluşu bünyesinde toplayan Kıbrıs Milli Koordinasyon Komitesi'nin biraraya gelmesiyle oluşan bir dünya örgütüdür. Bu Dünya Konseyi'ni yurt dışında yaşayan kardeşlerimizle sizleri birbirine bağlamak, ulusal Kıbrıs davamızda ortak amaç ve hedefler çerçevesinde birlikte ve koordineli mücadele etmek ve uluslararası alanda, bir sivil toplum insiyatifi olarak devletimizin tanınması ve davamızın anlatılması için lobi çalışması yapmak amacıyla oluşturmuş bulunmaktayız.
Değerli kardeşlerim;
UTK DÜNYA KONSEYİ, egemenliğimizin sembolü olan KKTC'ye, tek dayanağımız ve güvencemiz olan Anavatanımız Türkiye'ye, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ve Güvenlik Kuvvetlerimize, Rum-Yunan ikilisi ile dış güçlerden ve içimizdeki işbirlikçilerinden gelen düşmanca saldırılara, Atatürkçü düşünce doğrultusunda karşı duracaktır.
Şehitlerimizin kanıyla kurulan devletimizi yıkarak bizi, azınlık statüsünde Rum yönetimine yama yapmak ve Türkiyesiz bir AB'de eritmek isteyen dış güçlerin işbirlikçilerine ve teslimiyetçilere karşı mücadele etmekte kararlıyız. Halkımızı bölmeye, iç cephemizi parçalamaya, milli değerlerden, Türk kimliğinden, devletimizden ve Anavatanımızdan koparmaya çalışan dış güçler ve işbirlikçileri asla başaramayacaktır. UTK Dünya Konseyi olarak Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş'a ,Anavatan Türkiye'ye ve kahraman ordumuza güvenimiz, bağlılığımız ve desteğimiz tamdır.
UTK DÜNYA KONSEYİ VE kurucu Konseyler olarak dış ülkelerde yaşayan kardeşlerimizin birlik ve beraberliğini sağlamak, varolan örgütleri tek çatı altında birleştirmek, Rum-Yunan ikilisinin propaganda ve lobi çalışmalarına karşı durmak, yabancı devlet adamı, politikacı, basın-yayın mensuplarını ve kamuoylarını ulusal davamız konusunda aydınlatmak, devletimiz ve Anavatanımızla işbirliği halinde lobi çalışmaları yapmak, bu amaçla her türlü yayın, seminer, konferans vb. faaliyetleri organize etmek, dış ülkelerde yaşayan kardeşlerimizin devletimiz nezdindeki sorunlarını ve taleplerini dile getirip çözümler üretilmesine katkıda bulunmak ve ULUSAL HALK HAREKETİ'ni maddi manevi desteklemek temel hedefimizdir.
Değerli kardeşlerim;
Bu duygu ve düşünceler içinde bir kez daha hepinizi saygı ve sevgiyle selamlarken, Kongremizin alacağı tüm kararların uygulanması için var gücümüzle çalışacağımıza söz veriyorum
Yolumuz Türkiye'nin Yoludur.Yaşasın Anavatan Türkiye yaşasın KKTC


Yukarı