 |
|
|
|
-<
BİLDİRİLER >-
|
4Bildiri
1
4Bildiri
2
4Bildiri
3
4Bildiri
4
4Bildiri
5
4Bildiri
6
4Bildiri
7
4Bildiri
8
4Bildiri
9
4Bildiri
10
Bildiriler 11- 20 |
BİLDİRİ
NO. 1
Yurtsever
Kıbrıs Türk Halkı;
Senin
bağrından doğan ve öz gücünden oluşan Ulusal Halk Hareketi,
Ulusal Gençlik Hareketi ve Ulusal Mücadele Vakfı, 19 Mayıs
2001 tarihinden itibaren kurularak faaliyete geçmiştir.
Ulusal
Halk Hareketi, Kıbrıs Türk Halkının, bir asırdan fazladır
süren soylu bir mücadele sonucu kurduğu Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti'ne, tek dayanağımız ve güvencemiz olan Anavatanımız
Türkiye'ye, şanlı ordumuza ve güvenlik kuvvetlerimize, Türk
ulusunun Kıbrıs ve Doğu Akdeniz'deki hayati çıkarlarına dış
güçlerden ve yerli işbirlikçilerinden gelen yoğun saldırılara
karşı her türlü yasal yolla mücadele edecek ve tüm gücüyle
bunlara karşı duracaktır.
Kahraman
Türk askerini adadan çıkararak Kıbrıs'ı yutmak ve Kıbrıs Türk
Halkını etkisiz bir azınlık olarak Rum'a yama yapmak isteyen
Rum-Yunan ikilisi ve Batı emperyalizmi ile içimizdeki işbirlikçilerine,
teslimiyetçilere ve mandacılara karşı mücadele milli bir görevdir.Bu
kutsal görevde sen de yer almalısın.
Bu
anlayışla, gençlerimize ve aydınlarımıza yönelik beyin yıkama
ve sinsice örgütlenme operasyonları sürdüren belirli dış güçler,
bunlara destek verenler, göz yumanlar, propagandasını yapanlar
Anayasamız ve yasalarımız çerçevesinde sürdüreceğimiz ulusal
mücadelemizin hedefi olacaktır.
Aynı
şekilde devletimizi soyanlar, yolsuzluk ve suistimal yapanlar,
kişisel, siyasal ve partisel menfaatlerini devletimizin ve
halkımızın yüce çıkarlarından önde tutanlar, bulundukları
makamları kendilerine, yakınlarına ve partilerine menfaat
sağlamak için istismar edenler, bu yolla halkımızı devletinden
soğutanlar da yasal mücadelemizin hedefi olup teşhir edileceklerdir.Bu
bağlamda UHH mensup ve sempatizanlarına karşı yapılacak olan
her türlü baskı ve yıldırma hareketlerine karşı da seyirci
kalınmayacaktır.
Bu
hedefler doğrultusunda harekete geçen halkımızın öz gücü olan
Ulusal Halk Hareketi'nin genel merkezi Lefkoşa'da olup her
ilçede, tüm yerleşim birimlerinde ve yurt dışında örgütlenmesini
tamamlamıştır.UHH, örgütlenmesi dinamik ve disiplinli bir
yapıya sahiptir.
Hareketimizin
Koordinatör ve temsilcilikleri şöyledir:
Genel Merkez İdare Amirliği irtibat telefonu: 0542-8538975
Türkiye Temsilciliği : İrtibat telefonu : 02122830058
İngiltere temsilciliği : İrtibat telefonu : 0442083668500
Avustralya temsilciliği: İrtibat telefonu :0613 93663683
Avrasya temsilciliği : İrtibat telefonu :00447979755967
Yolumuz
Türkiye'nin Yoludur
Yaşasın Anavatan Türkiye, Yaşasın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
ULUSAL
HALK HAREKETİ
18 MAYIS 2001
Yukarı
|
|
| BİLDİRİ
NO.2
Yurtsever
Kıbrıs Türk Halkı;
Senin
bağrından çıkan ve öz gücünden oluşan Ulusal Halk Hareketi,
18 Mayıs akşamı, Karpaz'dan Yeşilırmak'a kadar tüm ülke çapında
yüzlerce mensubunun katılımıyla aynı anda dağıttığı onbinlerce
bildiri, astığı afiş ve pankartlarla kuruluş nedenlerini,ilkelerini
amaç ve hedeflerini duyurmuştur.
Görevli
ve gözlemcilerimizin yaptığı tesbitlere göre, Gazi Mağusa'da
2, Geçitkale'de 1, Lefkoşa'da 2, Güzelyurt-Lefke bölgesinde
1 bez afişimiz parçalanmış veya çalınmıştır. Bunun yanında
üzerinde amblemimizin yer aldığı birçok kağıt afişimiz de
parçalanmıştır.
Bu
saldırıları gerçekleştirenlerin kimliği,hangi parti veya örgütle
ilişkisi olduğu ve hangi saatte gerçekleştirildiği görevlilerimiz
ve gözcülerimiz tarafından kesinlikle belirlenmiştir.
Hareketimizin
Halkımızı bütünleştirici amacına uygun olarak , önceden verilen
kesin talimat gereği sadece gözlem ve tesbit yapmakla yetinilmiş
ve müdahalede bulunulmamıştır.
Buna
karşın bu saldırganları ilk ve son kez uyarıyoruz: Saldırılarını
sürdürmeleri halinde sessiz kalınmayacak ve gelişmeler halkımızın
bilgisine getirilecektir.
UHH'nin
üstlenmediği hiçbir açıklamadan, bildiri ve eylemden Hareketimiz
sorumlu değildir.
Ulusal
Halk Hareketi'nin sorumluları konusunda sadece UHH'nin yapacağı
açıklamalar geçerlidir.
YOLUMUZ TÜRKİYE'NİN YOLUDUR
YAŞASIN
ANAVATAN TÜRKİYE,YAŞASIN KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ
ULUSAL
HALK HAREKETİ
20 Mayıs 2001
Yukarı
|
|
| BİLDİRİ
NO.3
Yurtsever
Kıbrıs Türk Halkı;
Senin
bağrından doğan ve öz gücünden oluşan Ulusal Halk Hareketi
karşısında şizofrenik bir korku histerisine kapılanlar, iftira,yalan
ve Bizans entrikalarıyla dolu saldırılarını daha da yoğunlaştırarak
sürdürüyorlar. Bu çirkin saldırıların amacı gerçek yurtseverleri
ve direnişçileri karalamak, senin örgütlü gücün Ulusal Halk
Hareketi'ni zayıflatarak direniş azmini kırmaktır.
Bu karanlık oyunlara geçit vermemek için çirkin saldırıları
sürdürenlerin karşısında dikkatli ve uyanık olmalısın. Bunlar
Kıbrıs'ta Türk varlığına karşın Rum-Yunan ikilisinin ve dış
güçlerin kendi içimizde gizlice grup grup örgütlediği, beyinlerini
yıkadığı, parayla satın aldığı ve tüm ulusal değerlerimize
saldırttığı bir avuç işbirlikçi ve mandacılardır.
Maskeleri indirilen bu işbirlikçi ve mandacılar,yaptıklarının
telaşı içinde çırpınmakta ve Ulusal Halk Hareketi'ni karanlık
senaryoların içine çekmeye çalışmaktadırlar. Ama ne yaparlarsa
yapsınlar Ulusal Halk Hareketi bu karanlık oyunlara gelmeyecek
halkın bağrından doğan bir sivil toplum örgütü olarak Anayasamız
ve yasalarımız çerçevesinde mücadelesini sürdürmeye, halkımızı
ulusal bir güvenlik kuşağı halinde sevgi ile ve insani duygularla
kucaklamaya devam edecektir. Bu kutsal mücadelede tek gücümüz
sizlersiniz. Ulusal Halk Hareketi'ne karşı içimizdeki işbirlikçi
ve mandacıların saldırıları devam ederken Rum Yunan ikilisi
ve istihbaratının yönlendirdiği Rum basını da Ulusal Halk
Hareketi'ne karşı uluslararası alanda çirkin bir saldırı kampanyası
başlatmıştır. Bütün bu saldırıların aynı anda başlaması tesadüfi
değildir.
Ulusal Halk Hareketi'ne karşı şer ittifakı oluşturan ve tüm
saldırıları yönlendirenlere karşı her ne pahasına olursa olsun
mücadele daha da güçlü olarak devam edecektir.
Yurtsever Halkımız,
Unutmayın ki hedef önce Ulusal Halk Hareketi, sonra sizsiniz.
Siz ki, bu vatanın gerçek sahiplerisiniz…Sizin için saldırılara
geçit vermeyeceğiz.
Yolumuz
Türkiye'nin Yoludur.
Yaşasın Anavatan Türkiye, Yaşasın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Ulusal
Halk Hareketi
26 Mayıs 2001
Yukarı
|
|
| BİLDİRİ
NO: 4
Yurtsever
Kıbrıs Türk Halkı;
Senin bağrından doğan ve öz gücünden oluşan Ulusal Halk Hareketi,
kuruluş bildirgesini dağıttığı ilk günden bu yana, Rum Yunan
ikilisi ve dış güçlerin içimizdeki işbirlikçileriyle mandacıların
yoğun saldırılarıyla karşılaşmaktadır.,
Milli bünyede ve şehit kanlarıyla kurulan devletimizde yaptıkları
tahribatın bir bedeli olduğunun bilincinde olan işbirlikçi
ve mandacılar, gazete ve radyolarında büyük bir şizofrenik
korku içinde sürdürdükleri dayanaksız saldırılarını doruğa
çıkarmışlardır.
Son olarak bu temelsiz saldırılarını Meclis kürsüsüne de taşıyarak,
siz yurtsever halkımızın yakıcı sorunlarını gündeme getirmek
yerine, UHH adı çerçevesinde içi boş polemik yapmayı tercih
etmişlerdir. Devleti yıkmak için örgütlenenlerin, kendi hareketlerini
demokratik bir hak olarak görürken, KKTC'nin egemen varlığını
savunan halkımızın örgütlü hareketine karşı çıkmaları ibret
vericidir
UHH,Kıbrıs Türk Halkını AB şemsiyesi altında basit bir azınlık
olarak Ruma yama yapmak isteyen işbirlikçi ve mandacılara
karşı başlattığı milli mücadelede, asla polemiğe girmeyecek,
onların provokatif tahriklerine yanıt vermeyecek, KKTC'nin
egemen varlığı temelinde belirlediği program ve eylem takvimini,
yasalarımız çerçevesinde uygulamaya devam edecektir.
UHH'ya saldıranlar, bugün Güney'de iktidarda olan AKEL'in
işbirlikçileridir.Geçmişte AKEL'le birçok işbirliği protokolu
imzalamışlardır ve AKEL şimdi iktidardadır.Yani, AKEL'le işbirliği
protokolleri imzalayanlar, bu protokollar iptal edilmediği
için, bugün Rum devletinin işbirlikçisi durumuna gelmişlerdir.Bu
utanç onlar için yeterlidir.
Yurtsever Kıbrıs Türk Halkı;
Egemenliğimizin sembolü olan devletimizi, işbirlikçi ve mandacıların
saldırılarına karşı çelikten bir zırh gibi koruyacak olan
demokratik cephe örgütlerimizin kuruluşları hızla tamamlanmaktadır.Bu
çerçevede oluşturulan ULUSAL MÜCADELE VAKFI yasal süreçleri
tamamlayarak resmen kurulmuştur.Önümüzdeki birkaç gün içinde
kurucuları ve ilkeleri konusunda basınımıza detaylı bilgi
verilecektir.
KKTC'ye inanan, Anavatanımız Türkiye'ye güvenen ve yürekten
bağlı olan, şanlı ordumuza ve komutanlarımıza yapılan çirkin
saldırılara büyük tepki duyan, dış güçlerin içimizdeki örgütlenme
ve beyin yıkama operasyonlarından rahatsız olan, halkımzı
"AB'a üyelik" masalı ile etkisiz bir azınlık olarak
onursuz ve kimliksiz şekilde Ruma yama yapmak isteyen mandacılara
karşı öfke içinde bulunan tüm milli kuruluşlarımızı tek bir
çatı altında toplamak için başlatılan çalışmalar ise sürmektedir.
Görevli UHH mensupları, sivil toplum örgütlerini ziyaret ederek
bilgilendirmektedir. Şu ana kadar ziyaret imkanı bulunmayan
ve oluşturulacak üst örgüt içinde yer almak isteyen kuruluşlarımız
görevli ekibimize "05428538975" no'lu telefondan
ulaşmalıdır.
Tüm Yurtsever Örgütler;
KKTC, tarihe altın harflerle yazılan soylu bir milli kurtuluş
savaşı sonucu binlerce şehidimizin kanıyla kurulmuştur. Bağımsızlık
ilanı, Rum-Yunan ikilisine, destekçisi dış güçlere ve bağımsızlık
ilanına karşı çıkan içimizdeki işbirlikçi mandacı takımına
rağmen başarılan büyük bir DEVRİMDİR. Devrimimizi ve kurtuluş
savaşımızın en büyük kazanımı olan devletimizi başlatılan
KARŞI DEVRİM eylemine karşı korumak milli vazifendir.
KARŞI DEVRİMCİ eyleme karşı MİLLİ DEVRİM GÜÇLERİNİN safında
yer almalısın!
Yolumuz Türkiye'nin Yoludur.
Yaşasın Anavatan Türkiye, Yaşasın KKTC
ULUSAL HALK HAREKETİ
19.6.2001
Yukarı
|
|
| BİLDİRİ
NO: 5
Yurtsever
Kıbrıs Türk Halkı;
Soylu bir mücadele sonucu binlerce şehidimizin kanı pahasına
kurduğun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne yönelik saldırılar
dört bir koldan sürmekte ve egemenliğimizin sembolü olan devletimizi
iç ve dış düşmanlara karşı korumak için verdiğin onurlu mücadele,
egemenlik ve bağımsızlıkları için savaşan halklara örnek olmaya
devam etmektedir.
Ne acıdır ki içimizdeki bir avuç kendi bilmez kişi, geçilmekte
olan kritik tarihi dönemeci ısrarla gözardı ederek,KKTC'yi
yıkmayı, Kıbrıs Türk Halkını etkisiz basit bir azınlık durumuna
getirmeyi ve tüm Kıbrıs adına AB'a girerek egemenliğini Kuzeye
yaymayı tek hedef olarak belirlemiş olan eli kanlı Rum yönetiminin
propagandasına malzeme olmayı sürdürmektedir.
Bu kişiler; yasadışı, işgalci ve eli kanlı Rum yönetiminin
38 yıldır halkımıza karşı uyguladığı utanç verici ambargonun
kaldırılması, gençlerimizin uluslararası alanda spor yapmalarına
konan yasaklara, iletişim, ulaşım ve ekonomik alanda uygulanan
ambargolara son verilmesi, eşit egemenliğimizin tanınması,
Rum liderliğinin tırmandırdığı silahlanmanın durdurulması,
Avrupa mahkemelerinde ve dünyadaki her platformda KKTC aleyhine
sürdürülen düşmanca propagandaya ve düşmanca faaliyetlere
son verilmesi için mücadele edeceklerine, Rum psikolojik savaş
örgütünün yönlendirdiği kişilerle ortak etkinlikler düzenleme
çabası içine girmişlerdir.
Bu çerçevede Rum yandaşları ile birlikte oluşturdukları sözde
"ORTAK KORO" nun acılı köyümüz Pile'de bir konser
düzenleyeceği ve binlerce Rumun da bu amaçla Pile'ye davet
edildiği açıklanmıştır.
Yasadışı Rum yönetiminin Pile'den kaçırdığı kardeşimiz Gazi
Tekoğul hala Rum hapishanelerinde işkenceler altında inletilirken,
çoluk çocuğu ve ailesi aylardır babasız acılar içinde kıvranırken
ve halkımız utanç verici ambargolar altında çökertilmeye çalışılırken,
Ayvasılda, Taşkent'te, Atlılar, Muratağa ve Sandallar'da topluca
katledilerek toplu mezarlara gömülen yüzlerce insanımızın
yakınları hala yas tutarken, Türk köyü Pile'de böyle bir harekete
tevessül edilmesi Halkımıza, Ulusumuza, Pile Türk Halkına
ve Tekoğul'un ailesi ile yakınlarına yönelik büyük bir tahriktir,
eşi emsali görülmemiş bir provokasyondur.
Bu tahriğe kalkışanları ve onların akıl hocalarını uyarıyoruz:
Kardeşimiz Gazi Tekoğul'un, yasadışı şekilde devam eden tutukluluğuna
son verilmediği sürece bu eylemi düzenlemek büyük olaylara
sebebiyet verebilir. Pile'ye gidecek olan binlerce Rumun,şehit
yakınlarının, Tekoğul'un ailesi, yakınları ve köylülerinin
acıları ile alay edercesine çalıp oynamaları ve eğlenmeleri
halkımızın duygularıyla alay etmektir.
Rum yönetiminin kara propagandasına hızmetten başka birşeye
yaramayacak olan bu eylemi organize edenleri, buna izin verenleri,
Birleşmiş Milletleri ve ilgili herkesi uyarıyoruz.: Bu kabul
edilmez tahriği iptal edin. İptal edilmemesi halinde gelişebilecek
tüm olayların sorumluluğu bu provakasyonu düzenleyelere ve
onlara alet olanlara ait olacaktır.
YOLUMUZ
TÜRKİYE'NİN YOLUDUR
Yaşasın Anavatan Türkiye, Yaşasın KKTC
ULUSAL
HALK HAREKETİ
28 Haziran 2001
Yukarı
|
|
| BİLDİRİ
NO. 6
Yurtsever
Kıbrıs Türk Halkı;
Senin bağrından doğan ve öz gücünden oluşan Ulusal Halk Hareketi'nin,
milli menfaatlerimizin korunması, siyasi parti farkı gözetmeksizin
tüm toplum kesimlerini kucaklayarak ulusal dava etrafında
birlik ve beraberliğin sağlanması ve bir avuç kendini bilmezin
Anavatanımız Türkiye'ye yönelik utanç verici saldırılarına
karşı çıkması, mandacı ve işbirlikçi çevrelerin öfke ve saldırılarına
neden olmuştur.
Başını CTP ve YBH adlı partilerin Rum işbirlikçisi mandacı
yöneticilerinin çektiği bir avuç kendini bilmez, bir yandan
ekonomik sıkıntıları istismar ederek sözde "barış ve
demokrasi" adına mitingler düzenlemeye kalkışırken, diğer
yandan da Rumca şarkılar söyledikleri ve bayraklarımız yerine
bizi Ruma yama yapmak isteyen AB bayraklarının taşındığı bu
mitinglerinde "Kahrolsun UHH", "Kahrolsun Denktaş"
diye slogan atmaktadırlar.Böylece ne denli faşist zihniyetli
olduklarını, karşı görüşe ne denli tahammülsüz olduklarını
gözler önüne sermektedirler. Bu tutumlarıyla birlik ve beraberliğimizi
parçalamak için yeni bir provakasyon ortamı yaratmakta ve
UHH'ye karşı eşi görülmemiş bir tahrikte bulunmaktadırlar.
Yurtsever Halkımız ;
Bu işbirlikçi ve mandacıları çok iyi tanımalısın!
Bunların amacı, iç barışı yok ederek bizi parçalamak ve AB
şemsiyesi altında basit bir azınlık olarak Ruma yama yapmaktır.
Bunların amacı, Kıbrıs'ı ve mücadeleci halkımızı tek destekçimiz
ve güvencemiz olan Anavatan Türkiye'den koparmak ve Rum yönetimi
ile AB'ın kucağına atmaktır.
Bunların amacı, ekonomik sorunları istismar ederek sokaklara
dökmeye çalıştıkları halkımızı polisimiz ve ordumuzla karşı
karşıya getirmektir.
Bunların amacı, KKTC'yi yıkmak için, işbirlikçisi oldukları
Rum yönetimi ile dış güçlere malzeme vermek ve uygun ortam
yaratmaktır.
Tüm Halkımızı kucaklayan Ulusal Halk Hareketi onlara bu amaçlarını
gerçekleştirme fırsatı vermeyecektir
Bunlar senin bağrından çıkan UHH'ye ve ömrünü milli davaya
adayan Cumhurbaşkanımız Denktaş'a utanmadan "hainler
ve Kahrolsunlar" diye saldırırken, halkımızı katledip
toplu mezarlara gömen, 37 yıldır ambargolarla bizi çökertmeye
çalışan,ENOSİS uğruna adayı kan gölüne çeviren eli kanlı Rum
yönetimiyle işbirliği anlaşması yapanlardır.
Daha dün CTP Genel Başkanı, yasa dışı Rum yönetiminin ikinci
adamı olan Rum devleti Meclis Başkanı Hristofiyas ile "adada
BM kararlarının uygulanması" için bir işbirliği ve ortak
mücadele anlaşması imzalamıştır. Bunun anlamı CTP'nin mandacı
ve işbirlikçi yönetiminin Rum yönetimi ile KKTC'ye ve Türkiye'ye
karşı işbirliği yapması ve ortak mücadele başlatması değilse
nedir ?Sözde "barış ve demokrasi" adına yapılan
ve Rumca şarkıların söylendiği mitingin bu anlaşmadan sonra
yapılması dikkat çekici değil mi?
Onları kendilerine gelmeye davet ediyor ve yol yakınken bu
provokatif tutumlarından vaz geçmeye çağırıyoruz.
Yurtsever Halkımız
"Barış ve demokrasi" adına iç barışı baltalamaya,
bizi Ruma yama yapmaya ve Anavatan Türkiye'den koparıp etkisiz
bir azınlık olarak AB'a teslim etmeye çalışan işbirlikçi provokatör
mandacılara karşı mücadeleyi yükseltmeye hazır ol!
Yolumuz
Türkiye'nin Yoludur Yaşasın Anavatan Türkiye,Yaşasın KKTC
ULUSAL
HALK HAREKETİ
13.7.2001
Yukarı
|
|
| BİLDİRİ
NO: 7
Yurtsever
Kıbrıs Türk Halkı;
Eli Kanlı, ırkçı, bebek katili Rum Devletinin ikinci adamı
olan Rum Meclisi Başkanı Hristofiyas ile KKTC'ye karşı ortak
mücadele başlatmak için işbirliği anlaşması imzalayan CTP'nin
işbirlikçi ve mandacı üst yönetimi, suçüstü yakalanmanın ve
senden gördüğü büyük tepkinin paniği içinde tahrikkar eylemlerini
tırmandırma kararı almıştır.
"KKTC'yi yıkmak ve BM kararlarında ön görüldüğü şekilde
halkımızı bir azınlık olarak Ruma yama yapmak için" Rum
devletiyle birlikte mücadele etme anlaşması imzalayan CTP'nin
işbirlikçi üst yönetimi, mücadeleci halkımızdan, şehitlerimizden,
şehit analarından, gazilerimizden özür dileyeceğine; kendilerini
akıl ve mantık yoluna davet eden Cumhurbaşkanımız Denktaş'a
ve halkımızın bağrından doğan ULUSAL HALK HAREKETİ'NE karşı
tahrik dolu saldırılarını yoğunlaştırmışlardır. Bu çerçevede
yarın da bir eylem yapacaklarını açıklamışlardır.
3 aylık bebeklerimizin, yaşlı dedelerimizin, genç evlatlarımızın,
annelerimizin katili olan Rum devletini göklere çıkaran ve
onlarla ortak mücadele kararı alanların; ömrünü ulusal Kıbrıs
davamıza adamış olan liderimiz Denktaş'a karşı söyleyecek
hiçbir sözleri olamaz…Rum devletiyle imzaladıkları işbirliği
anlaşmasını iptal etmedikçe yapacaklarını açıkladıkları eylem,
alınlarına vurulan utanç damgasını silmeye yetmeyecektir…Bu
damga İŞBİRLİKÇİLİK, MANDACILIK, EMPERYALİZM UŞAKLIĞI ve İHANET
DAMGASIDIR. Kıbrıs Türk Halkını katlederek soykırım çukurlarına
dolduran, 37 yıldır en ağır ambargolar altında inleten, tüm
dünyada eşi benzeri görülmemiş ırkçı bir düşmanlık kapmanyası
sürdüren, Girne'ye, Güzelyurt'a Beşparmaklar'a Yunan Bayrağı
dikme hedefi güden Rum devleti ile "KKTC'yi Yıkmak için
ortak mücadele" anlaşması imzalamanın adı İHANET değilse
nedir?Anavatan Türkiye ile birlikte alınan TBMM ve KKTC Meclis
kararlarını savunmak ve bu çerçevede Milli birliğimize katkıda
bulunmak yerine, Rum Ulusal Konseyi'nin aldığı kararları hayata
geçirmek için Rum devletiyle işbirliği anlaşması imzalamak
vatan hainliği ve bölücülük değilse nedir? Gerçekler bu denli
ortadayken kendilerine yapılan uyarılara "Bize bölücü
diyorlar" diye kızmak tam bir şaşkınlık değilse nedir?
Bunların KKTC Meclisi'nde ne işi vardır? Meclis'te ettikleri
yemin bunun için miydi?
KKTC Meclis Başkanını, KKTC Hükümetini, siyasi partileri ve
KKTC Başsavcısını bir kez daha göreve davet ediyoruz : CTP
yönetiminden bu anlaşmanın tam metni istenmeli Meclis araştırması
açılmalı ve Partiler Yasası çerçevesinde gerekli soruşturma
başlatılmalıdır.
Hiçbir yetkili, hiçbir makam, hükümet ve Mecliste temsil edilen
hiçbir parti böyle bir anlaşma imzalanmamış gibi gelişmeleri
sadece türbinlerden seyrederek bu vahim durumu, tepkisizlik
ve suskunlukla geçiştirme hakkına sahip değildir.
Adanın tapusunu Ruma vermek ve bizi Anavatanımızdan koparmak
için uğraşan AB emperyalizminin uşağı durumundaki CTP'nin
işbirlikçi üst yönetimi, suçluluk telaşıyla eylemler düzenleyip
yağ gibi üstünden çıkamaz, çıkamayacak ve Kıbrıs Türk Halkı
önünde hesap verecektir.
Düzenleyeceklerini açıkladıkları eylemin, Rum devletiyle imzaladıkları
KKTC karşıtı ortak mücadele anlaşmasının bir gereği olduğu
ve KKTC Cumhurbaşkanı ile UHH'ye saldırarak ve Cumhurbaşkanımızla
UHH'yi yıpratarak Rum devletinin amaçlarına hizmet etmeyi
hedeflediği açıktır.Onları bir kez daha Meclis kararlarını
ve KKTC'yi savunma ilkemiz çerçevesinde birlik ve beraberliğe
çağırıyoruz.UHH, bu temel müşterek çerçevesinde halkımızın
birlik ve bütünlüğü için çalışmaya devam edecektir.
Yurtsever Halkımız ve Tüm UHH mensupları;
Ulusal Kıbrıs Davamız açısından çok önemli bir dış temas gerçekleştirmek
üzere yurt dışında bulunan Cumhurbaşkanımızın bu önemli temaslarını
baltalamak ve olay çıkarıp iç barışı bozmak isteyen CTP üst
yönetiminin çirkin oyunlarını bozmak amacıyla soğukkanlılığını
koru, tahriklere kapılma, herhangi bir olaya fırsat verme,
gelişmeleri sadece yakından izleyerek senin bağrından doğan
ve öz gücünden oluşan UHH'den gelecek açıklamaları bekle!
Yolumuz Türkiye'nin Yoludur. Yaşasın Anavatan Türkiye, yaşasın
KKTC.
ULUSAL
HALK HAREKETİ
22.7.2001
Yukarı
|
|
| BİLDİRİ
NO.8
TEŞHİR
EDİYORUZ
Yurtsever
Kıbrıs Türk Halkı;
Bir süre önce 17 çoçuğumuzu devletin ilgili makamlarından
habersiz olarak Atina'da yapılacak olan sözde "Çocuk
Olimpiyatları"na götürmeye kalkışanların, bunda başarılı
olamayınca, özür dileyip susacaklarına, gerek internette,
gerek yurt içinde gittikleri her yerde ve gerekse dış basın
ve uluslararası kamuoyunda devletimizi karalamak ve kötülemek
için yoğun bir karalama kampanyası başlattıkları ve bu çirkin
kampanyayı her geçen gün tırmandırdıkları gözlenmektedir.
Yoğunlaştırılan bu kampanyaya karşı daha fazla gecikmeden
gerçekleri ve perde gerisini siz yurtsever halkımıza, basına
ve kamuoyuna duyurmak ertelenemez bir görev olmuştur.
Esasen, 1 No'lu bildirimizde de ortaya koyduğumuz gibi KKTC
ve Anavatan Türkiye aleyhine faaliyetler içinde olanları teşhir
etmek UHH'nin amaçları arasında bulunmaktadır :
1-
Sözde "Çocuklar İçin Barış Olimpiyatları", Rum-Yunan
ikilisi ve istihbaratının Amerika'daki lobi ve propaganda
örgütü olan ve ABD'de Türkiye - KKTC karşıtı lobi yapan AHEPA
tarafından Yunanistan'ın propagandası için düzenlenmiştir.Herhangibir
uluslararası spor kuruluşuna kayıtlı değildir ve Uluslararası
Olimpiyat komitesi tarafından kabul edilmemektedir. Uluslararası
arenada ulusal davamıza ağır darbeler indirmeyi amaç edinen
Türk düşmanı AHEPA, bu organizasyonda perde gerisinde kalarak
bir yıl kadar önce IWA adlı örgütü devreye sokmuştur.Bütün
çabalara karşın organizasyonun gayrı ciddi ve propaganda amaçlı
olması nedeniyle katılımcı devlet sayısı 12'yi geçmemiştir.
Bu gerçekler halkımız tarafından çok iyi bilinmelidir.
2-
Yunanistan'ın bu organizasyondaki bir diğer amacı da Büyük
Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği ve BM tarafından da kabul
görerek tüm dünya çocuklarının Türkiye'de biraraya gelerek
kutladığı 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramına alternatif
yaratmak, hatta mümkünse baltalamaktır.
3-
IWA adlı örgüt, devletimizi aşağılamak için hiçbir resmi
yazışma yapmamış, muhatap almamış, KKTC makamlarını ve KKTC
Milli Eğitim Bakanlığını dikkate almadan davet çağrısını her
ne hikmetse Gazi İlkokulu öğretmenlerinden Ulus Irkad'a yapmıştır.
Ulus Irkad'a davet çağrısının yapılmasını ise geçtiğimiz yıllarda
Güney Kıbrıs'ta Rum istihbaratı tarafından kurulan DR. İhsan
Ali Vakfı sağlamıştır. Burada kritik soru,devletimiz, Eğitim
Bakanlığımız ve binlerce başka öğretmen varken "niçin
Ulus Irkad ? "sorusu ve bu kişinin kimler tarafından
tavsiye edildiği sorusudur.
4-
Ulus Irkad, KKTC'ye inanmayan ve Rum partileriyle KKTC karşıtı
birçok ikili anlaşma imzalayan işbirlikçi ve mandacı YBH'li
bir kişi olup YBH'nin gazetesi Yeni Çağ'da eli kanlı Makarios'un
danışmanı vatan haini Dr. İhsan Ali'yi göklere çıkaran, yazılarında
ona övgüler düzen , yabancı dış merkezler tarafından düzenlenen
eğitim programlarından geçmiş, iki toplumlu temas adı altında
Rumlarla ortak etkinlikler ve buluşmalar düzenleyen, KKTC
ve Anavatan karşıtı yazılar yazmayı, konuşmalar yapmayı kutsal
öğretmenlik mesleğinin saygınlığını çiğneyerek yapmaktan kaçınmayan
biridir.
Bu bağlamda sorulacak ikinci kritik soru ise öğrencilerimizin
orada hangi bayrak altında yarışacaklarıdır.Kesin olan bilgilere
göre öğrencilerimiz yasadışı Rum yönetimi vatandaşı olarak
kabul edilmiş olup sözde "Kıbrıs bayrağı" diye Rum
bayrağı altında yarıştırılacaklardı. Zaten Yunanistan'ın başka
türlü davranması ve Kıbrıslı Türk çocukları KKTC veya TC bayrağı
altında yarıştırması beklenemezdi…
5-
Hazırlanan senaryonun gereği olarak davet çağrısı alan Ulus
Irkad, bu olayı KKTC makamlarından Dışişleri ve Cumhurbaşkanlığından
gizlemiş ve yalnızca KTÖS yöneticilerine bilgi vermiştir.
KTÖS ve dönemin Eğitim Bakanlığındaki yandaşlarını da yanına
alan Ulus Irkad, Yunanistan'da yapılacak olan sözde etkinliğe
katılacak 17 çocuğu sadece kendi okulundan belirlemiştir.
Oysa gerçek anlamda uluslararası kabul gören bir çocuk olimpiyadı
söz konusu olsaydı, KKTC adına yarışacak çocukların Eğitim
Bakanlığınca tüm okullardan ve en iyilerden seçilmesi gerekirdi.
6-
"Çocuklar İçin Uluslararası Barış Olimpiyatları"na
katılacak olan çocuklar belirlendikten sonra, 4 öğretmen daha
bu senaryoya dahil edilmiştir. Bu çirkin senaryoda yer alan
öğretmenler ise şunlardır:
Ulus Irkad, Osman Nalbantoğlu, Kenan Tuncay , Varol Öztuğ
ve Mustafa Özhür.
Yunanlılar kızmasın ve Yunanistan'a giriş için vize alabilsinler
diye "KKTC " kimliğini bir yana iten bu sözde öğretmenleri
öğrencilerimiz,velilerimiz ve halkımız çok iyi tanımalıdır.
7-
Bu çirkin olayda yer alan öğretmenler, KKTC makamlarına bilgi
vermeden üç kez Yunanistan'a gitmişlerdir.Yunanistan'a üç
kez gidip gelen bu öğretmenlerin onbinlerce dolar tutan bilet-otel
giderleri ve cep harçlıkları ise IWA adlı örgüt tarafından
bilinmeyen bir yolla karşılanmış ve Yunanistan'da en lüks
hotellerde misafir edilmişlerdir. Eğitmek zorunda oldukları
ve bu amaçla maaş aldıkları öğrencileri ise bu süre içinde
ders yapamamış ve eğitimleri aksamıştır.
8-
Bundan kısa bir müddet önce de Osman Nalbantoğlu ile Kenan
Tuncay adlı öğretmenler yine KKTC makamlarından habersiz olarak
yurt dışına çıkıp Yunanistan Büyükelçiliği ile temas etmişler
ve Yunanistan'a girebilmek için gerekli vizeleri kolayca hemen
almışlardır. Yunanistan'ın KKTC vatandaşlarına vize vermediği
ve pasaportunda KKTC mühürü olan kişileri ülkesine sokmadığı
bilinirken bunlara hemen vize verilmesi oldukça düşündürücüdür.
9-
Yunanistan'da yapılacak olan sözde etkinliğe katılacak olan
öğretmen ve öğrencilerin bilet ve diğer harcamaları için IWA
adlı örgütten Rum kaynaklı 20 bin Sterling alındığı söylenmektedir.
Bu karanlık senaryoda yer alanlar bu söylentinin doğru olup
olmadığını ve bugüne kadar yapmış oldukları harcamaların miktarını
, nereden ve kimler tarafından karşılandığını açıklamak zorundadırlar.
Eğer tüm bu harcamaları KTÖS karşıladıysa, KTÖS de bu kaynağı
nereden bulduğunu açıklamalıdır.
10-
Bu çirkin senaryo karşısında hala daha anlaşılmaz şekilde
sessizliğini koruyan ve gerekli önlemleri almayan KKTC Meclisi,
Milli Eğitim Bakanlığı ve hükümet de derhal harekete geçmeli
ve gerekli açıklamaları yapıp konuyla ilgili kovuşturma başlatmalıdır.
Bakanlıktan habersiz hiçbir öğretmen ve öğrencinin dış temas
yapamayacağı,bu amaçla yurt dışına, hatta okul dışına çıkamayacağı
bir idari kural olarak ortada iken ilgili Bakanlık bu konuda
sessiz ve tepkisiz kalamaz. Gerekli idari ve yasal kovuşturma
en kısa sürede başlatılmadığı takdirde, sessiz kalanlar da
teşhir edilecektir.
Bir avuç işbirlikçi ve mandacının, onları destekleyen provakatör
siyasi partilerin kopardıkları gürültünün perde arkası, baş
aktörleri, işbirlikçisi Rum-Yunan yönetiminin gerçek amaçları
tüm açıklığıyla ortaya konmuştur.
Halkımız, basınımız, internet kullanıcılarımız ve yazarlarımız
bu karanlık senaryonun bilincinde olmalı ve bu olayı saptırarak
devletimizi karalamaya çalışanlara karşı tavrını anında ortaya
koymalıdır.
UHH,Ulusal davamıza darbe vuranları KKTC ve Anavatan düşmanlarını,
dış güçlerin işbirlikçisi mandacıları yeri geldikçe teşhire
devam edecektir.
Yolumuz Türkiye'nin Yoludur.Yaşasın Anavatan Türkiye, Yaşasın
KKTC
ULUSAL HALK HAREKETİ
25 .7.2001
Yukarı
|
|
BİLDİRİ
NO.9
Yurtsever Kıbrıs Türk Halkı;
Ulusal
Halk Hareketi tarafından görevlendirilen bir komitenin ciddi
ve titiz araştırmaları sonucunda 25 Temmuz 2001 tarihinde
"TEŞHİR EDİYORUZ" başlığı altında yayınlanan 8 no'lu
bildiride, Yunanistan'da organize edilen sözde "Çocuk
Olimpiyatları"na katılma maskesi altında, çocuklarımızı
Rum-Yunan emellerine alet etmek isteyenlerin gerçek yüzleri,
amaçları, bağlantıları ve bu çirkin olayın perde gerisinde
yer alanlar teşhir edilmişti.
"Sükut
ikrardan gelir" atasözünü doğrulayarak 5 gündür sessizliğini
koruyan KTÖS yönetimi, teşhir edilen öğretmenlerin baskısı
ile bugün baştan savma bir açıklama yaparak 8 no'lu bildirimiz
yanıtlanmak istenmiş ancak ortaya koyduğumuz belgelere yanıt
vermek yerine UHH'ye saldırmak tercih edilmiştir.
UHH'nin 8 no'lu bildirisinde ortaya konan olguları bir kez
daha anımsatmakta yarar vardır.
1-
Atina'da yapılacağı açıklanan sözde olimpiyatlar Rum-Yunan
istihbaratının ABD'deki lobi örgütü olan ve Türkiye-KKTC karşıtı
propaganda yapmakla görevli olan AHEPA tarafından perde gerisinden
planlanmış ve bu amaçla İWA adlı örgüt organizasyonla görevlendirilmiştir.
2- Atina'da yapılacağı açıklanan sözde olimpiyat, herhangi
bir uluslararası spor kuruluşuna kayıtlı değildir.Amaç Yunanistan'ın
propagandası olduğu ve ciddi bulunmadığı için katılımcı devlet
sayısı da Rum-Yunan ikilisi ile birlikte sadece 12 olmuştur.
3- Yunanistan'ın bir diğer amacı da BM. ve dünya tarafından
uluslararası kabul gören Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramına
Atina merkezli bir alternatif yaratmaktı.
4- İWA adlı örgüt devletimizi aşağılamak için hiçbir
resmi yazışma yapmamış,muhatap almamış,daveti ilgili Bakanlığa
veya spor federasyonlarımıza yapmamış ve davet, bilinmeyen
bir yolla Gazi ilkokulu öğretmenlerinden Ulus Irkad'a yapılmıştır.
Bu davette Ulus Irkad'ın yakın ilişki içinde olduğu ve Güney
Kıbrıs'ta Rum istihbaratı tarafından kurulan Dr. İhsan Ali
Vakfı önemli rol oynamıştır. İhsan Ali, bilindiği gibi ölene
kadar Güney'de yaşamış olan ve eli kanlı Makarios'un danışmanlığı
ile özel doktorluğunu yapan bir vatan hainidir ve Ulus Irkad
da KKTC'ye karşı çıkmakla övünen YBH'nin yayın organında İhsan
Ali'yi öven yazılar yazmaktadır.Yabancı dış merkezler tarafından
düzenlenen eğitim programlarından geçmiştir. Rumlarla "iki
toplumlu temas"adı altında sıkı işbirliği ve ilişkisi
vardır.
5- Atina'daki sözde yarışmaya katılacak çocuklar sadece
Ulus Irkad'ın sorumlu öğretmen olduğu Gazi ilkokulundan belirlenmiştir.
Oysa gerçek anlamda bir olimpiyat olsaydı, KKTC adına yarışacak
çocukların Eğitim Bakanlığı veya ilgili resmi federasyonlarımız
tarafından tüm okullarda yapılacak ön yarışmalarla belirlenmesi
gerekirdi. Görevli gidecek 5 öğretmenin de KTÖS tarafından
değil, yine Milli Eğitim Bakanlığı tarafından görevlendirilmesi
gerekirdi.
6- Atina'ya götürülecek öğrencilerimiz KKTC veya Türk
bayrağı altında değil, sözde "Kıbrıs Cumhuriyeti"
bayrağı diye Rum bayrağı altında yarıştırılacaktı ve Yunanistan'a
girişleriyle yarışmaya katılımları sözde "Kıbrıs Cumhuriyeti
vatandaşı" uydurma kimliğiyle olacaktı.
7- Bu çirkin olayda yer alan öğretmenler Bakanlıktan
ve Dışişlerinden habersiz, gizlice 3 kez Yunanistan'a gitmiştir.
Bu gidiş gelişler için İWA adlı örgütten bilinmeyen bir yolla
onbinlerce dolar yol parası, çep harçlığı alınmış ve en pahalı
lüks otellerde binlerce dolar ödenerek krallar gibi ağırlanmışlardır.
Ayrıca 22 kişilik grup için de yol parası, konaklama ve cep
harçlığı adı altında 20 bin sterlin alındığı iddia edilmektedir.
Dıştan gelen paranın kesin miktarı bilinmemekte ve ısrarla
açıklanmamaktadır.
8- Bundan kısa süre önce Osman Nalbantoğlu ve Kenan
Tuncay isimli öğretmenler yine Bakanlıktan habersiz yurt dışına
çıkmış ve Yunanistan elçiliğinden gidecek öğretmen ve öğrenciler
için kolayca vize almışlardır.Oysa Yunanistan KKTC vatandaşlarına
vize vermemekte, başka pasaport taşıyan Kıbrıslı Türkler ise
vize almak için aylarca beklemektedir.
Ne
ilginçtir ki KTÖS'ten bugün yapılan açıklamada ortaya koyduğumuz
bu gerçeklerin hiçbirine yanıt verilmemiş ve olgular Ulusal
Halk Hareketi'ne yapılan çirkin saldırılarla göz ardı edilmek
istenmiştir.
KTÖS yetkilileri demagoji ve küfür edebiyatını bir yana bırakarak
şu sorulara yanıt vermelidir:
1-
Yunanistan'a 3 kez giden öğretmenlere ve 22 kişilik gruba
ne kadar bilet parası, ne kadar cep harçlığı, ne kadar konaklama-yeme
içme parası, kimin tarafından, hangi yolla, kime verilmiştir?
2- IWA adlı örgüt, Dışişleri Bakanlığını, Cumhurbaşkanlığını,
Eğitim Bakanlığı ve resmi Spor federasyonlarımızı niye dikkate
almamıştır, daveti niye bunlar yerine Ulus Irkad'a yapmıştır?
Eğitim Bakanlığı niye dışlanmıştır? Böyle bir daveti kabul
etmek hangi amaca hızmettir?
3- Yarışacak öğrencileri Eğitim Bakanlığı ve spor federasyonları
seçmediğine göre kim, hangi kritere göre seçmiştir, niye KKTC'yi
temsil edecek öğrenciler tümüyle Gazi ilkokulu'ndan seçilmiştir?
4- Öğrencilerimizi "Kıbrıs Cumhuriyeti" bayrağı
diye Rum bayrağı altında sözde "Kıbrıs vatandaşı"
kimliği ile yarıştırmak ulusal Kıbrıs davamıza vurulan bir
darbe ve şerefsizlik değil mi?
5- KTÖS ismini verdiğimiz 5 öğretmenden değil başka
5 öğretmenden söz ettiğine göre bu öğretmenler kimlerdir,
basın toplantısında bunların isimleri niye ısrarla gizlenmiş
ve açıklanmamıştır?
KTÖS
yönetimi olayı saptırmak yerine bu sorulara somut olarak yanıt
vermelidir.Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ise suskunluğu
bırakıp gerekli araştırma ve soruşturmayı başlatarak bu çirkin
komploda rol alan öğretmenler hakkında gerekli idari önlemleri
almalıdır.
UHH,
ulusal Kıbrıs davamıza her yolla darbe vurmayı bir misyon
edinenleri, KKTC ve Anavatan düşmanlarını, dış güçlerin işbirlikçisi,
mandacıları yeri geldikçe teşhire devam edecektir.
Yolumuz Türkiye'nin Yoludur. Yaşasın Anavatan Türkiye, Yaşasın
KKTC
Ulusal
Halk Hareketi
30.7.2001
Yukarı
BİLDİRİ
NO.10
Yurtsever
Kıbrıs Türk Halkı;
8-10 yaşındaki çocuklarımızın Devletimizden habersiz olarak
Yunanistan'a götürülerek siyasi istismar konusu yapılmak istenmesi
konusunda 8 ve 9 No'lu bildirilerimizde açıkladığımız gerçeklere
yanıt vermeye çalışan işbirlikçi ve KKTC düşmanı KTÖS yönetiminin
Genel Sekreteri VAROL ÖZTUĞ, Gazi ilkokulu müdür vekili ULUS
IRKAD ile kendisinin bu olayda rolleri olmadığını hiç çekinmeden
iddia edebilmiş ve gerçekleri halktan gizlemeye çalışmıştır.
Bu durum karşısında UHH Araştırma Birimi'nin yaptığı çalışmalar
sonucu elimize çok ciddi YENİ BULGULAR geçmiştir. Bu CİDDİ
BULGU ve BELGELERİ de açıklayarak KTÖS'ün işbirlikçi yönetiminin
kara maskesini düşürmek kaçınılmaz olmuştur. Vatan Haini İhsan
Ali'ye ve Rum istibarat örgütünün kurduğu İhsan Ali Vakfı'na,
KKTC düşmanı YBH yayın organında övgüler düzen, sözde öğretmen
ULUS IRKAD ile VAROL ÖZTUĞ'un bu olayda ne derece rolü olduğuna
bu belgelerden sonra kamuoyu karar verecek ve işbirlikçi -
mandacı KTÖS yönetiminin karanlık yüzü ortaya çıkacaktır.
1- Güney Kıbrıs ve bazı dış güçlerle teması olan ULUS IRKAD,
yaklaşık bir yıl kadar önce yine aynı okul öğretmenleri OSMAN
NALBANTOĞLU, KENAN TUNCAY ve ERDİNÇ ACAROĞLU ile birlikte,
Milli Eğitim Bakanlığı'nın bilgisi dışında bazı öğrenci velilerini
okula davet ederek bir toplantı yapmıştır.Bu toplantıda, ismini
açıklamadığı "Amerikalı zengin bir işadamı" tarafından SORUNLU
ÜLKELERİN ÇOCUKLARINI BİRARAYA GETİRMEK AMACIYLA bir etkinlik
düzenlendiğini ve Gazi ilkokulunun da bu etkinlik için seçildiğini
açıklamıştır. Ancak kendisine bu bilginin kimin tarafından,
hangi yolla ulaştırıldığını, Amerikalı zengin iş adamının
kim olduğunu, Yunan-Rum kökenli olup olmadığını, Rum propaganda
ve psikolojik savaş örgütü AHEPA ile bağlantısını, onca okuldan
niye kendi okulu olan Gazi ilkokulu'nun seçildiğini ve Gazi
İlkokulu'ndan bu sözde Amerikalının nasıl haberdar olduğunu,
Milli Eğitim Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığına niye haber
verilmediğini ve kendisinin bunlarla bağlantısını açıklamamıştır.ULUS
IRKAD'ın bu açıklamasından ayrıca Yunanistan'daki etkinliğin
masum ve gerçek bir sportif karşılaşma olmadığı, tam aksi
"sorunlu ülke çocuklarını biraraya getirmeyi" amaçlayan SİYASİ
ve art niyetli bir etkinlik olduğu da ortaya çıkmaktadır.
2- ULUS IRKAD, bu toplantıda ayrıca BAZI ÖĞRETMENLERİN daha
önceden bu konu ile ilgili olarak birkaç kez Yunanistan'a
gittiklerini, bu konuda KURS gördüklerini, konu hakkında belgesel
bir filim hazırlanacağını, bu konunun GİZLİ tutulması gerektiğini
söyleyip çocuklar için TC pasaportu çıkarılmasını velilerden
istemiştir.Ancak Yunanistan'a KURS için giden öğretmenlerin
kimliğini, Bakanlıktan izinsiz gittiklerini, onbinlerce dolar
tutan masraflarının kimler tarafından karşılandığını, KURSUN
içeriğini ve niye GİZLİ tutulması gerektiğini açıklamamıştır.
3- 21 Haziran 2001 tarihinde ise GaziMağusa'daki öğretmenler
lokalinde KTÖS Genel Sekreteri VAROL ÖZTUĞ ve Yönetim Kurulu
üyesi ŞENER ELÇİL, ULUS IRKAD'ın organizasyonu ile 20 öğrenci
velisiyle bir toplantı yapılmış, Yunanistan yetkilileri ile
yapılan görüşmeler ve gidiş hazırlıkları hakkında bilgi verilmiş
ve KONUNUN DEVLET YETKİLİLERİ TARAFINDAN ENGELLENEBİLECEĞİ
söylenerek GİZLİ TUTULMASI istenmiştir.
Yukarı
|
|
|