-< BİLDİRİLER >-

4Bildiri 1
4Bildiri 2
4Bildiri 3
4Bildiri 4
4Bildiri 5
4Bildiri 6
4Bildiri 7
4Bildiri 8
4Bildiri 9
4Bildiri 10
Bildiriler 11- 20

BİLDİRİ NO. 1

Yurtsever Kıbrıs Türk Halkı;

Senin bağrından doğan ve öz gücünden oluşan Ulusal Halk Hareketi, Ulusal Gençlik Hareketi ve Ulusal Mücadele Vakfı, 19 Mayıs 2001 tarihinden itibaren kurularak faaliyete geçmiştir.
Ulusal Halk Hareketi, Kıbrıs Türk Halkının, bir asırdan fazladır süren soylu bir mücadele sonucu kurduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne, tek dayanağımız ve güvencemiz olan Anavatanımız Türkiye'ye, şanlı ordumuza ve güvenlik kuvvetlerimize, Türk ulusunun Kıbrıs ve Doğu Akdeniz'deki hayati çıkarlarına dış güçlerden ve yerli işbirlikçilerinden gelen yoğun saldırılara karşı her türlü yasal yolla mücadele edecek ve tüm gücüyle bunlara karşı duracaktır.
Kahraman Türk askerini adadan çıkararak Kıbrıs'ı yutmak ve Kıbrıs Türk Halkını etkisiz bir azınlık olarak Rum'a yama yapmak isteyen Rum-Yunan ikilisi ve Batı emperyalizmi ile içimizdeki işbirlikçilerine, teslimiyetçilere ve mandacılara karşı mücadele milli bir görevdir.Bu kutsal görevde sen de yer almalısın.
Bu anlayışla, gençlerimize ve aydınlarımıza yönelik beyin yıkama ve sinsice örgütlenme operasyonları sürdüren belirli dış güçler, bunlara destek verenler, göz yumanlar, propagandasını yapanlar Anayasamız ve yasalarımız çerçevesinde sürdüreceğimiz ulusal mücadelemizin hedefi olacaktır.
Aynı şekilde devletimizi soyanlar, yolsuzluk ve suistimal yapanlar, kişisel, siyasal ve partisel menfaatlerini devletimizin ve halkımızın yüce çıkarlarından önde tutanlar, bulundukları makamları kendilerine, yakınlarına ve partilerine menfaat sağlamak için istismar edenler, bu yolla halkımızı devletinden soğutanlar da yasal mücadelemizin hedefi olup teşhir edileceklerdir.Bu bağlamda UHH mensup ve sempatizanlarına karşı yapılacak olan her türlü baskı ve yıldırma hareketlerine karşı da seyirci kalınmayacaktır.
Bu hedefler doğrultusunda harekete geçen halkımızın öz gücü olan Ulusal Halk Hareketi'nin genel merkezi Lefkoşa'da olup her ilçede, tüm yerleşim birimlerinde ve yurt dışında örgütlenmesini tamamlamıştır.UHH, örgütlenmesi dinamik ve disiplinli bir yapıya sahiptir.

Hareketimizin Koordinatör ve temsilcilikleri şöyledir:
Genel Merkez İdare Amirliği irtibat telefonu: 0542-8538975
Türkiye Temsilciliği : İrtibat telefonu : 02122830058
İngiltere temsilciliği : İrtibat telefonu : 0442083668500
Avustralya temsilciliği: İrtibat telefonu :0613 93663683
Avrasya temsilciliği : İrtibat telefonu :00447979755967

Yolumuz Türkiye'nin Yoludur
Yaşasın Anavatan Türkiye, Yaşasın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

ULUSAL HALK HAREKETİ
18 MAYIS 2001

Yukarı


BİLDİRİ NO.2

Yurtsever Kıbrıs Türk Halkı;

Senin bağrından çıkan ve öz gücünden oluşan Ulusal Halk Hareketi, 18 Mayıs akşamı, Karpaz'dan Yeşilırmak'a kadar tüm ülke çapında yüzlerce mensubunun katılımıyla aynı anda dağıttığı onbinlerce bildiri, astığı afiş ve pankartlarla kuruluş nedenlerini,ilkelerini amaç ve hedeflerini duyurmuştur.
Görevli ve gözlemcilerimizin yaptığı tesbitlere göre, Gazi Mağusa'da 2, Geçitkale'de 1, Lefkoşa'da 2, Güzelyurt-Lefke bölgesinde 1 bez afişimiz parçalanmış veya çalınmıştır. Bunun yanında üzerinde amblemimizin yer aldığı birçok kağıt afişimiz de parçalanmıştır.
Bu saldırıları gerçekleştirenlerin kimliği,hangi parti veya örgütle ilişkisi olduğu ve hangi saatte gerçekleştirildiği görevlilerimiz ve gözcülerimiz tarafından kesinlikle belirlenmiştir.
Hareketimizin Halkımızı bütünleştirici amacına uygun olarak , önceden verilen kesin talimat gereği sadece gözlem ve tesbit yapmakla yetinilmiş ve müdahalede bulunulmamıştır.
Buna karşın bu saldırganları ilk ve son kez uyarıyoruz: Saldırılarını sürdürmeleri halinde sessiz kalınmayacak ve gelişmeler halkımızın bilgisine getirilecektir.
UHH'nin üstlenmediği hiçbir açıklamadan, bildiri ve eylemden Hareketimiz sorumlu değildir.
Ulusal Halk Hareketi'nin sorumluları konusunda sadece UHH'nin yapacağı açıklamalar geçerlidir.

YOLUMUZ TÜRKİYE'NİN YOLUDUR

YAŞASIN ANAVATAN TÜRKİYE,YAŞASIN KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ

ULUSAL HALK HAREKETİ
20 Mayıs 2001

Yukarı


BİLDİRİ NO.3

Yurtsever Kıbrıs Türk Halkı;

Senin bağrından doğan ve öz gücünden oluşan Ulusal Halk Hareketi karşısında şizofrenik bir korku histerisine kapılanlar, iftira,yalan ve Bizans entrikalarıyla dolu saldırılarını daha da yoğunlaştırarak sürdürüyorlar. Bu çirkin saldırıların amacı gerçek yurtseverleri ve direnişçileri karalamak, senin örgütlü gücün Ulusal Halk Hareketi'ni zayıflatarak direniş azmini kırmaktır.
Bu karanlık oyunlara geçit vermemek için çirkin saldırıları sürdürenlerin karşısında dikkatli ve uyanık olmalısın. Bunlar Kıbrıs'ta Türk varlığına karşın Rum-Yunan ikilisinin ve dış güçlerin kendi içimizde gizlice grup grup örgütlediği, beyinlerini yıkadığı, parayla satın aldığı ve tüm ulusal değerlerimize saldırttığı bir avuç işbirlikçi ve mandacılardır.
Maskeleri indirilen bu işbirlikçi ve mandacılar,yaptıklarının telaşı içinde çırpınmakta ve Ulusal Halk Hareketi'ni karanlık senaryoların içine çekmeye çalışmaktadırlar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar Ulusal Halk Hareketi bu karanlık oyunlara gelmeyecek halkın bağrından doğan bir sivil toplum örgütü olarak Anayasamız ve yasalarımız çerçevesinde mücadelesini sürdürmeye, halkımızı ulusal bir güvenlik kuşağı halinde sevgi ile ve insani duygularla kucaklamaya devam edecektir. Bu kutsal mücadelede tek gücümüz sizlersiniz. Ulusal Halk Hareketi'ne karşı içimizdeki işbirlikçi ve mandacıların saldırıları devam ederken Rum Yunan ikilisi ve istihbaratının yönlendirdiği Rum basını da Ulusal Halk Hareketi'ne karşı uluslararası alanda çirkin bir saldırı kampanyası başlatmıştır. Bütün bu saldırıların aynı anda başlaması tesadüfi değildir.
Ulusal Halk Hareketi'ne karşı şer ittifakı oluşturan ve tüm saldırıları yönlendirenlere karşı her ne pahasına olursa olsun mücadele daha da güçlü olarak devam edecektir.
Yurtsever Halkımız,
Unutmayın ki hedef önce Ulusal Halk Hareketi, sonra sizsiniz. Siz ki, bu vatanın gerçek sahiplerisiniz…Sizin için saldırılara geçit vermeyeceğiz.

Yolumuz Türkiye'nin Yoludur.
Yaşasın Anavatan Türkiye, Yaşasın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Ulusal Halk Hareketi
26 Mayıs 2001

Yukarı


BİLDİRİ NO: 4

Yurtsever Kıbrıs Türk Halkı;

Senin bağrından doğan ve öz gücünden oluşan Ulusal Halk Hareketi, kuruluş bildirgesini dağıttığı ilk günden bu yana, Rum Yunan ikilisi ve dış güçlerin içimizdeki işbirlikçileriyle mandacıların yoğun saldırılarıyla karşılaşmaktadır.,
Milli bünyede ve şehit kanlarıyla kurulan devletimizde yaptıkları tahribatın bir bedeli olduğunun bilincinde olan işbirlikçi ve mandacılar, gazete ve radyolarında büyük bir şizofrenik korku içinde sürdürdükleri dayanaksız saldırılarını doruğa çıkarmışlardır.
Son olarak bu temelsiz saldırılarını Meclis kürsüsüne de taşıyarak, siz yurtsever halkımızın yakıcı sorunlarını gündeme getirmek yerine, UHH adı çerçevesinde içi boş polemik yapmayı tercih etmişlerdir. Devleti yıkmak için örgütlenenlerin, kendi hareketlerini demokratik bir hak olarak görürken, KKTC'nin egemen varlığını savunan halkımızın örgütlü hareketine karşı çıkmaları ibret vericidir
UHH,Kıbrıs Türk Halkını AB şemsiyesi altında basit bir azınlık olarak Ruma yama yapmak isteyen işbirlikçi ve mandacılara karşı başlattığı milli mücadelede, asla polemiğe girmeyecek, onların provokatif tahriklerine yanıt vermeyecek, KKTC'nin egemen varlığı temelinde belirlediği program ve eylem takvimini, yasalarımız çerçevesinde uygulamaya devam edecektir.
UHH'ya saldıranlar, bugün Güney'de iktidarda olan AKEL'in işbirlikçileridir.Geçmişte AKEL'le birçok işbirliği protokolu imzalamışlardır ve AKEL şimdi iktidardadır.Yani, AKEL'le işbirliği protokolleri imzalayanlar, bu protokollar iptal edilmediği için, bugün Rum devletinin işbirlikçisi durumuna gelmişlerdir.Bu utanç onlar için yeterlidir.
Yurtsever Kıbrıs Türk Halkı;
Egemenliğimizin sembolü olan devletimizi, işbirlikçi ve mandacıların saldırılarına karşı çelikten bir zırh gibi koruyacak olan demokratik cephe örgütlerimizin kuruluşları hızla tamamlanmaktadır.Bu çerçevede oluşturulan ULUSAL MÜCADELE VAKFI yasal süreçleri tamamlayarak resmen kurulmuştur.Önümüzdeki birkaç gün içinde kurucuları ve ilkeleri konusunda basınımıza detaylı bilgi verilecektir.
KKTC'ye inanan, Anavatanımız Türkiye'ye güvenen ve yürekten bağlı olan, şanlı ordumuza ve komutanlarımıza yapılan çirkin saldırılara büyük tepki duyan, dış güçlerin içimizdeki örgütlenme ve beyin yıkama operasyonlarından rahatsız olan, halkımzı "AB'a üyelik" masalı ile etkisiz bir azınlık olarak onursuz ve kimliksiz şekilde Ruma yama yapmak isteyen mandacılara karşı öfke içinde bulunan tüm milli kuruluşlarımızı tek bir çatı altında toplamak için başlatılan çalışmalar ise sürmektedir.
Görevli UHH mensupları, sivil toplum örgütlerini ziyaret ederek bilgilendirmektedir. Şu ana kadar ziyaret imkanı bulunmayan ve oluşturulacak üst örgüt içinde yer almak isteyen kuruluşlarımız görevli ekibimize "05428538975" no'lu telefondan ulaşmalıdır.
Tüm Yurtsever Örgütler;
KKTC, tarihe altın harflerle yazılan soylu bir milli kurtuluş savaşı sonucu binlerce şehidimizin kanıyla kurulmuştur. Bağımsızlık ilanı, Rum-Yunan ikilisine, destekçisi dış güçlere ve bağımsızlık ilanına karşı çıkan içimizdeki işbirlikçi mandacı takımına rağmen başarılan büyük bir DEVRİMDİR. Devrimimizi ve kurtuluş savaşımızın en büyük kazanımı olan devletimizi başlatılan KARŞI DEVRİM eylemine karşı korumak milli vazifendir.
KARŞI DEVRİMCİ eyleme karşı MİLLİ DEVRİM GÜÇLERİNİN safında yer almalısın!
Yolumuz Türkiye'nin Yoludur.

Yaşasın Anavatan Türkiye, Yaşasın KKTC

ULUSAL HALK HAREKETİ
19.6.2001

Yukarı


BİLDİRİ NO: 5

Yurtsever Kıbrıs Türk Halkı;

Soylu bir mücadele sonucu binlerce şehidimizin kanı pahasına kurduğun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne yönelik saldırılar dört bir koldan sürmekte ve egemenliğimizin sembolü olan devletimizi iç ve dış düşmanlara karşı korumak için verdiğin onurlu mücadele, egemenlik ve bağımsızlıkları için savaşan halklara örnek olmaya devam etmektedir.
Ne acıdır ki içimizdeki bir avuç kendi bilmez kişi, geçilmekte olan kritik tarihi dönemeci ısrarla gözardı ederek,KKTC'yi yıkmayı, Kıbrıs Türk Halkını etkisiz basit bir azınlık durumuna getirmeyi ve tüm Kıbrıs adına AB'a girerek egemenliğini Kuzeye yaymayı tek hedef olarak belirlemiş olan eli kanlı Rum yönetiminin propagandasına malzeme olmayı sürdürmektedir.
Bu kişiler; yasadışı, işgalci ve eli kanlı Rum yönetiminin 38 yıldır halkımıza karşı uyguladığı utanç verici ambargonun kaldırılması, gençlerimizin uluslararası alanda spor yapmalarına konan yasaklara, iletişim, ulaşım ve ekonomik alanda uygulanan ambargolara son verilmesi, eşit egemenliğimizin tanınması, Rum liderliğinin tırmandırdığı silahlanmanın durdurulması, Avrupa mahkemelerinde ve dünyadaki her platformda KKTC aleyhine sürdürülen düşmanca propagandaya ve düşmanca faaliyetlere son verilmesi için mücadele edeceklerine, Rum psikolojik savaş örgütünün yönlendirdiği kişilerle ortak etkinlikler düzenleme çabası içine girmişlerdir.
Bu çerçevede Rum yandaşları ile birlikte oluşturdukları sözde "ORTAK KORO" nun acılı köyümüz Pile'de bir konser düzenleyeceği ve binlerce Rumun da bu amaçla Pile'ye davet edildiği açıklanmıştır.
Yasadışı Rum yönetiminin Pile'den kaçırdığı kardeşimiz Gazi Tekoğul hala Rum hapishanelerinde işkenceler altında inletilirken, çoluk çocuğu ve ailesi aylardır babasız acılar içinde kıvranırken ve halkımız utanç verici ambargolar altında çökertilmeye çalışılırken, Ayvasılda, Taşkent'te, Atlılar, Muratağa ve Sandallar'da topluca katledilerek toplu mezarlara gömülen yüzlerce insanımızın yakınları hala yas tutarken, Türk köyü Pile'de böyle bir harekete tevessül edilmesi Halkımıza, Ulusumuza, Pile Türk Halkına ve Tekoğul'un ailesi ile yakınlarına yönelik büyük bir tahriktir, eşi emsali görülmemiş bir provokasyondur.
Bu tahriğe kalkışanları ve onların akıl hocalarını uyarıyoruz: Kardeşimiz Gazi Tekoğul'un, yasadışı şekilde devam eden tutukluluğuna son verilmediği sürece bu eylemi düzenlemek büyük olaylara sebebiyet verebilir. Pile'ye gidecek olan binlerce Rumun,şehit yakınlarının, Tekoğul'un ailesi, yakınları ve köylülerinin acıları ile alay edercesine çalıp oynamaları ve eğlenmeleri halkımızın duygularıyla alay etmektir.
Rum yönetiminin kara propagandasına hızmetten başka birşeye yaramayacak olan bu eylemi organize edenleri, buna izin verenleri, Birleşmiş Milletleri ve ilgili herkesi uyarıyoruz.: Bu kabul edilmez tahriği iptal edin. İptal edilmemesi halinde gelişebilecek tüm olayların sorumluluğu bu provakasyonu düzenleyelere ve onlara alet olanlara ait olacaktır.

YOLUMUZ TÜRKİYE'NİN YOLUDUR
Yaşasın Anavatan Türkiye, Yaşasın KKTC

ULUSAL HALK HAREKETİ
28 Haziran 2001

Yukarı


BİLDİRİ NO. 6

Yurtsever Kıbrıs Türk Halkı;

Senin bağrından doğan ve öz gücünden oluşan Ulusal Halk Hareketi'nin, milli menfaatlerimizin korunması, siyasi parti farkı gözetmeksizin tüm toplum kesimlerini kucaklayarak ulusal dava etrafında birlik ve beraberliğin sağlanması ve bir avuç kendini bilmezin Anavatanımız Türkiye'ye yönelik utanç verici saldırılarına karşı çıkması, mandacı ve işbirlikçi çevrelerin öfke ve saldırılarına neden olmuştur.
Başını CTP ve YBH adlı partilerin Rum işbirlikçisi mandacı yöneticilerinin çektiği bir avuç kendini bilmez, bir yandan ekonomik sıkıntıları istismar ederek sözde "barış ve demokrasi" adına mitingler düzenlemeye kalkışırken, diğer yandan da Rumca şarkılar söyledikleri ve bayraklarımız yerine bizi Ruma yama yapmak isteyen AB bayraklarının taşındığı bu mitinglerinde "Kahrolsun UHH", "Kahrolsun Denktaş" diye slogan atmaktadırlar.Böylece ne denli faşist zihniyetli olduklarını, karşı görüşe ne denli tahammülsüz olduklarını gözler önüne sermektedirler. Bu tutumlarıyla birlik ve beraberliğimizi parçalamak için yeni bir provakasyon ortamı yaratmakta ve UHH'ye karşı eşi görülmemiş bir tahrikte bulunmaktadırlar.
Yurtsever Halkımız ;
Bu işbirlikçi ve mandacıları çok iyi tanımalısın!
Bunların amacı, iç barışı yok ederek bizi parçalamak ve AB şemsiyesi altında basit bir azınlık olarak Ruma yama yapmaktır.
Bunların amacı, Kıbrıs'ı ve mücadeleci halkımızı tek destekçimiz ve güvencemiz olan Anavatan Türkiye'den koparmak ve Rum yönetimi ile AB'ın kucağına atmaktır.
Bunların amacı, ekonomik sorunları istismar ederek sokaklara dökmeye çalıştıkları halkımızı polisimiz ve ordumuzla karşı karşıya getirmektir.
Bunların amacı, KKTC'yi yıkmak için, işbirlikçisi oldukları Rum yönetimi ile dış güçlere malzeme vermek ve uygun ortam yaratmaktır.
Tüm Halkımızı kucaklayan Ulusal Halk Hareketi onlara bu amaçlarını gerçekleştirme fırsatı vermeyecektir
Bunlar senin bağrından çıkan UHH'ye ve ömrünü milli davaya adayan Cumhurbaşkanımız Denktaş'a utanmadan "hainler ve Kahrolsunlar" diye saldırırken, halkımızı katledip toplu mezarlara gömen, 37 yıldır ambargolarla bizi çökertmeye çalışan,ENOSİS uğruna adayı kan gölüne çeviren eli kanlı Rum yönetimiyle işbirliği anlaşması yapanlardır.
Daha dün CTP Genel Başkanı, yasa dışı Rum yönetiminin ikinci adamı olan Rum devleti Meclis Başkanı Hristofiyas ile "adada BM kararlarının uygulanması" için bir işbirliği ve ortak mücadele anlaşması imzalamıştır. Bunun anlamı CTP'nin mandacı ve işbirlikçi yönetiminin Rum yönetimi ile KKTC'ye ve Türkiye'ye karşı işbirliği yapması ve ortak mücadele başlatması değilse nedir ?Sözde "barış ve demokrasi" adına yapılan ve Rumca şarkıların söylendiği mitingin bu anlaşmadan sonra yapılması dikkat çekici değil mi?
Onları kendilerine gelmeye davet ediyor ve yol yakınken bu provokatif tutumlarından vaz geçmeye çağırıyoruz.
Yurtsever Halkımız
"Barış ve demokrasi" adına iç barışı baltalamaya, bizi Ruma yama yapmaya ve Anavatan Türkiye'den koparıp etkisiz bir azınlık olarak AB'a teslim etmeye çalışan işbirlikçi provokatör mandacılara karşı mücadeleyi yükseltmeye hazır ol!

Yolumuz Türkiye'nin Yoludur Yaşasın Anavatan Türkiye,Yaşasın KKTC

ULUSAL HALK HAREKETİ
13.7.2001

Yukarı


BİLDİRİ NO: 7

Yurtsever Kıbrıs Türk Halkı;

Eli Kanlı, ırkçı, bebek katili Rum Devletinin ikinci adamı olan Rum Meclisi Başkanı Hristofiyas ile KKTC'ye karşı ortak mücadele başlatmak için işbirliği anlaşması imzalayan CTP'nin işbirlikçi ve mandacı üst yönetimi, suçüstü yakalanmanın ve senden gördüğü büyük tepkinin paniği içinde tahrikkar eylemlerini tırmandırma kararı almıştır.
"KKTC'yi yıkmak ve BM kararlarında ön görüldüğü şekilde halkımızı bir azınlık olarak Ruma yama yapmak için" Rum devletiyle birlikte mücadele etme anlaşması imzalayan CTP'nin işbirlikçi üst yönetimi, mücadeleci halkımızdan, şehitlerimizden, şehit analarından, gazilerimizden özür dileyeceğine; kendilerini akıl ve mantık yoluna davet eden Cumhurbaşkanımız Denktaş'a ve halkımızın bağrından doğan ULUSAL HALK HAREKETİ'NE karşı tahrik dolu saldırılarını yoğunlaştırmışlardır. Bu çerçevede yarın da bir eylem yapacaklarını açıklamışlardır.
3 aylık bebeklerimizin, yaşlı dedelerimizin, genç evlatlarımızın, annelerimizin katili olan Rum devletini göklere çıkaran ve onlarla ortak mücadele kararı alanların; ömrünü ulusal Kıbrıs davamıza adamış olan liderimiz Denktaş'a karşı söyleyecek hiçbir sözleri olamaz…Rum devletiyle imzaladıkları işbirliği anlaşmasını iptal etmedikçe yapacaklarını açıkladıkları eylem, alınlarına vurulan utanç damgasını silmeye yetmeyecektir…Bu damga İŞBİRLİKÇİLİK, MANDACILIK, EMPERYALİZM UŞAKLIĞI ve İHANET DAMGASIDIR. Kıbrıs Türk Halkını katlederek soykırım çukurlarına dolduran, 37 yıldır en ağır ambargolar altında inleten, tüm dünyada eşi benzeri görülmemiş ırkçı bir düşmanlık kapmanyası sürdüren, Girne'ye, Güzelyurt'a Beşparmaklar'a Yunan Bayrağı dikme hedefi güden Rum devleti ile "KKTC'yi Yıkmak için ortak mücadele" anlaşması imzalamanın adı İHANET değilse nedir?Anavatan Türkiye ile birlikte alınan TBMM ve KKTC Meclis kararlarını savunmak ve bu çerçevede Milli birliğimize katkıda bulunmak yerine, Rum Ulusal Konseyi'nin aldığı kararları hayata geçirmek için Rum devletiyle işbirliği anlaşması imzalamak vatan hainliği ve bölücülük değilse nedir? Gerçekler bu denli ortadayken kendilerine yapılan uyarılara "Bize bölücü diyorlar" diye kızmak tam bir şaşkınlık değilse nedir? Bunların KKTC Meclisi'nde ne işi vardır? Meclis'te ettikleri yemin bunun için miydi?
KKTC Meclis Başkanını, KKTC Hükümetini, siyasi partileri ve KKTC Başsavcısını bir kez daha göreve davet ediyoruz : CTP yönetiminden bu anlaşmanın tam metni istenmeli Meclis araştırması açılmalı ve Partiler Yasası çerçevesinde gerekli soruşturma başlatılmalıdır.
Hiçbir yetkili, hiçbir makam, hükümet ve Mecliste temsil edilen hiçbir parti böyle bir anlaşma imzalanmamış gibi gelişmeleri sadece türbinlerden seyrederek bu vahim durumu, tepkisizlik ve suskunlukla geçiştirme hakkına sahip değildir.
Adanın tapusunu Ruma vermek ve bizi Anavatanımızdan koparmak için uğraşan AB emperyalizminin uşağı durumundaki CTP'nin işbirlikçi üst yönetimi, suçluluk telaşıyla eylemler düzenleyip yağ gibi üstünden çıkamaz, çıkamayacak ve Kıbrıs Türk Halkı önünde hesap verecektir.
Düzenleyeceklerini açıkladıkları eylemin, Rum devletiyle imzaladıkları KKTC karşıtı ortak mücadele anlaşmasının bir gereği olduğu ve KKTC Cumhurbaşkanı ile UHH'ye saldırarak ve Cumhurbaşkanımızla UHH'yi yıpratarak Rum devletinin amaçlarına hizmet etmeyi hedeflediği açıktır.Onları bir kez daha Meclis kararlarını ve KKTC'yi savunma ilkemiz çerçevesinde birlik ve beraberliğe çağırıyoruz.UHH, bu temel müşterek çerçevesinde halkımızın birlik ve bütünlüğü için çalışmaya devam edecektir.
Yurtsever Halkımız ve Tüm UHH mensupları;
Ulusal Kıbrıs Davamız açısından çok önemli bir dış temas gerçekleştirmek üzere yurt dışında bulunan Cumhurbaşkanımızın bu önemli temaslarını baltalamak ve olay çıkarıp iç barışı bozmak isteyen CTP üst yönetiminin çirkin oyunlarını bozmak amacıyla soğukkanlılığını koru, tahriklere kapılma, herhangi bir olaya fırsat verme, gelişmeleri sadece yakından izleyerek senin bağrından doğan ve öz gücünden oluşan UHH'den gelecek açıklamaları bekle!
Yolumuz Türkiye'nin Yoludur. Yaşasın Anavatan Türkiye, yaşasın KKTC.

ULUSAL HALK HAREKETİ
22.7.2001

Yukarı


BİLDİRİ NO.8

TEŞHİR EDİYORUZ

Yurtsever Kıbrıs Türk Halkı;
Bir süre önce 17 çoçuğumuzu devletin ilgili makamlarından habersiz olarak Atina'da yapılacak olan sözde "Çocuk Olimpiyatları"na götürmeye kalkışanların, bunda başarılı olamayınca, özür dileyip susacaklarına, gerek internette, gerek yurt içinde gittikleri her yerde ve gerekse dış basın ve uluslararası kamuoyunda devletimizi karalamak ve kötülemek için yoğun bir karalama kampanyası başlattıkları ve bu çirkin kampanyayı her geçen gün tırmandırdıkları gözlenmektedir.
Yoğunlaştırılan bu kampanyaya karşı daha fazla gecikmeden gerçekleri ve perde gerisini siz yurtsever halkımıza, basına ve kamuoyuna duyurmak ertelenemez bir görev olmuştur.
Esasen, 1 No'lu bildirimizde de ortaya koyduğumuz gibi KKTC ve Anavatan Türkiye aleyhine faaliyetler içinde olanları teşhir etmek UHH'nin amaçları arasında bulunmaktadır :

1- Sözde "Çocuklar İçin Barış Olimpiyatları", Rum-Yunan ikilisi ve istihbaratının Amerika'daki lobi ve propaganda örgütü olan ve ABD'de Türkiye - KKTC karşıtı lobi yapan AHEPA tarafından Yunanistan'ın propagandası için düzenlenmiştir.Herhangibir uluslararası spor kuruluşuna kayıtlı değildir ve Uluslararası Olimpiyat komitesi tarafından kabul edilmemektedir. Uluslararası arenada ulusal davamıza ağır darbeler indirmeyi amaç edinen Türk düşmanı AHEPA, bu organizasyonda perde gerisinde kalarak bir yıl kadar önce IWA adlı örgütü devreye sokmuştur.Bütün çabalara karşın organizasyonun gayrı ciddi ve propaganda amaçlı olması nedeniyle katılımcı devlet sayısı 12'yi geçmemiştir. Bu gerçekler halkımız tarafından çok iyi bilinmelidir.

2- Yunanistan'ın bu organizasyondaki bir diğer amacı da Büyük Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği ve BM tarafından da kabul görerek tüm dünya çocuklarının Türkiye'de biraraya gelerek kutladığı 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramına alternatif yaratmak, hatta mümkünse baltalamaktır.

3- IWA adlı örgüt, devletimizi aşağılamak için hiçbir resmi yazışma yapmamış, muhatap almamış, KKTC makamlarını ve KKTC Milli Eğitim Bakanlığını dikkate almadan davet çağrısını her ne hikmetse Gazi İlkokulu öğretmenlerinden Ulus Irkad'a yapmıştır. Ulus Irkad'a davet çağrısının yapılmasını ise geçtiğimiz yıllarda Güney Kıbrıs'ta Rum istihbaratı tarafından kurulan DR. İhsan Ali Vakfı sağlamıştır. Burada kritik soru,devletimiz, Eğitim Bakanlığımız ve binlerce başka öğretmen varken "niçin Ulus Irkad ? "sorusu ve bu kişinin kimler tarafından tavsiye edildiği sorusudur.

4- Ulus Irkad, KKTC'ye inanmayan ve Rum partileriyle KKTC karşıtı birçok ikili anlaşma imzalayan işbirlikçi ve mandacı YBH'li bir kişi olup YBH'nin gazetesi Yeni Çağ'da eli kanlı Makarios'un danışmanı vatan haini Dr. İhsan Ali'yi göklere çıkaran, yazılarında ona övgüler düzen , yabancı dış merkezler tarafından düzenlenen eğitim programlarından geçmiş, iki toplumlu temas adı altında Rumlarla ortak etkinlikler ve buluşmalar düzenleyen, KKTC ve Anavatan karşıtı yazılar yazmayı, konuşmalar yapmayı kutsal öğretmenlik mesleğinin saygınlığını çiğneyerek yapmaktan kaçınmayan biridir.
Bu bağlamda sorulacak ikinci kritik soru ise öğrencilerimizin orada hangi bayrak altında yarışacaklarıdır.Kesin olan bilgilere göre öğrencilerimiz yasadışı Rum yönetimi vatandaşı olarak kabul edilmiş olup sözde "Kıbrıs bayrağı" diye Rum bayrağı altında yarıştırılacaklardı. Zaten Yunanistan'ın başka türlü davranması ve Kıbrıslı Türk çocukları KKTC veya TC bayrağı altında yarıştırması beklenemezdi…

5- Hazırlanan senaryonun gereği olarak davet çağrısı alan Ulus Irkad, bu olayı KKTC makamlarından Dışişleri ve Cumhurbaşkanlığından gizlemiş ve yalnızca KTÖS yöneticilerine bilgi vermiştir. KTÖS ve dönemin Eğitim Bakanlığındaki yandaşlarını da yanına alan Ulus Irkad, Yunanistan'da yapılacak olan sözde etkinliğe katılacak 17 çocuğu sadece kendi okulundan belirlemiştir. Oysa gerçek anlamda uluslararası kabul gören bir çocuk olimpiyadı söz konusu olsaydı, KKTC adına yarışacak çocukların Eğitim Bakanlığınca tüm okullardan ve en iyilerden seçilmesi gerekirdi.

6- "Çocuklar İçin Uluslararası Barış Olimpiyatları"na katılacak olan çocuklar belirlendikten sonra, 4 öğretmen daha bu senaryoya dahil edilmiştir. Bu çirkin senaryoda yer alan öğretmenler ise şunlardır:
Ulus Irkad, Osman Nalbantoğlu, Kenan Tuncay , Varol Öztuğ ve Mustafa Özhür.
Yunanlılar kızmasın ve Yunanistan'a giriş için vize alabilsinler diye "KKTC " kimliğini bir yana iten bu sözde öğretmenleri öğrencilerimiz,velilerimiz ve halkımız çok iyi tanımalıdır.

7- Bu çirkin olayda yer alan öğretmenler, KKTC makamlarına bilgi vermeden üç kez Yunanistan'a gitmişlerdir.Yunanistan'a üç kez gidip gelen bu öğretmenlerin onbinlerce dolar tutan bilet-otel giderleri ve cep harçlıkları ise IWA adlı örgüt tarafından bilinmeyen bir yolla karşılanmış ve Yunanistan'da en lüks hotellerde misafir edilmişlerdir. Eğitmek zorunda oldukları ve bu amaçla maaş aldıkları öğrencileri ise bu süre içinde ders yapamamış ve eğitimleri aksamıştır.

8- Bundan kısa bir müddet önce de Osman Nalbantoğlu ile Kenan Tuncay adlı öğretmenler yine KKTC makamlarından habersiz olarak yurt dışına çıkıp Yunanistan Büyükelçiliği ile temas etmişler ve Yunanistan'a girebilmek için gerekli vizeleri kolayca hemen almışlardır. Yunanistan'ın KKTC vatandaşlarına vize vermediği ve pasaportunda KKTC mühürü olan kişileri ülkesine sokmadığı bilinirken bunlara hemen vize verilmesi oldukça düşündürücüdür.

9- Yunanistan'da yapılacak olan sözde etkinliğe katılacak olan öğretmen ve öğrencilerin bilet ve diğer harcamaları için IWA adlı örgütten Rum kaynaklı 20 bin Sterling alındığı söylenmektedir. Bu karanlık senaryoda yer alanlar bu söylentinin doğru olup olmadığını ve bugüne kadar yapmış oldukları harcamaların miktarını , nereden ve kimler tarafından karşılandığını açıklamak zorundadırlar. Eğer tüm bu harcamaları KTÖS karşıladıysa, KTÖS de bu kaynağı nereden bulduğunu açıklamalıdır.

10- Bu çirkin senaryo karşısında hala daha anlaşılmaz şekilde sessizliğini koruyan ve gerekli önlemleri almayan KKTC Meclisi, Milli Eğitim Bakanlığı ve hükümet de derhal harekete geçmeli ve gerekli açıklamaları yapıp konuyla ilgili kovuşturma başlatmalıdır. Bakanlıktan habersiz hiçbir öğretmen ve öğrencinin dış temas yapamayacağı,bu amaçla yurt dışına, hatta okul dışına çıkamayacağı bir idari kural olarak ortada iken ilgili Bakanlık bu konuda sessiz ve tepkisiz kalamaz. Gerekli idari ve yasal kovuşturma en kısa sürede başlatılmadığı takdirde, sessiz kalanlar da teşhir edilecektir.
Bir avuç işbirlikçi ve mandacının, onları destekleyen provakatör siyasi partilerin kopardıkları gürültünün perde arkası, baş aktörleri, işbirlikçisi Rum-Yunan yönetiminin gerçek amaçları tüm açıklığıyla ortaya konmuştur.
Halkımız, basınımız, internet kullanıcılarımız ve yazarlarımız bu karanlık senaryonun bilincinde olmalı ve bu olayı saptırarak devletimizi karalamaya çalışanlara karşı tavrını anında ortaya koymalıdır.
UHH,Ulusal davamıza darbe vuranları KKTC ve Anavatan düşmanlarını, dış güçlerin işbirlikçisi mandacıları yeri geldikçe teşhire devam edecektir.
Yolumuz Türkiye'nin Yoludur.Yaşasın Anavatan Türkiye, Yaşasın KKTC

ULUSAL HALK HAREKETİ
25 .7.2001

Yukarı


BİLDİRİ NO.9

Yurtsever Kıbrıs Türk Halkı;

Ulusal Halk Hareketi tarafından görevlendirilen bir komitenin ciddi ve titiz araştırmaları sonucunda 25 Temmuz 2001 tarihinde "TEŞHİR EDİYORUZ" başlığı altında yayınlanan 8 no'lu bildiride, Yunanistan'da organize edilen sözde "Çocuk Olimpiyatları"na katılma maskesi altında, çocuklarımızı Rum-Yunan emellerine alet etmek isteyenlerin gerçek yüzleri, amaçları, bağlantıları ve bu çirkin olayın perde gerisinde yer alanlar teşhir edilmişti.

"Sükut ikrardan gelir" atasözünü doğrulayarak 5 gündür sessizliğini koruyan KTÖS yönetimi, teşhir edilen öğretmenlerin baskısı ile bugün baştan savma bir açıklama yaparak 8 no'lu bildirimiz yanıtlanmak istenmiş ancak ortaya koyduğumuz belgelere yanıt vermek yerine UHH'ye saldırmak tercih edilmiştir.
UHH'nin 8 no'lu bildirisinde ortaya konan olguları bir kez daha anımsatmakta yarar vardır.

1- Atina'da yapılacağı açıklanan sözde olimpiyatlar Rum-Yunan istihbaratının ABD'deki lobi örgütü olan ve Türkiye-KKTC karşıtı propaganda yapmakla görevli olan AHEPA tarafından perde gerisinden planlanmış ve bu amaçla İWA adlı örgüt organizasyonla görevlendirilmiştir.
2- Atina'da yapılacağı açıklanan sözde olimpiyat, herhangi bir uluslararası spor kuruluşuna kayıtlı değildir.Amaç Yunanistan'ın propagandası olduğu ve ciddi bulunmadığı için katılımcı devlet sayısı da Rum-Yunan ikilisi ile birlikte sadece 12 olmuştur.
3- Yunanistan'ın bir diğer amacı da BM. ve dünya tarafından uluslararası kabul gören Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramına Atina merkezli bir alternatif yaratmaktı.
4- İWA adlı örgüt devletimizi aşağılamak için hiçbir resmi yazışma yapmamış,muhatap almamış,daveti ilgili Bakanlığa veya spor federasyonlarımıza yapmamış ve davet, bilinmeyen bir yolla Gazi ilkokulu öğretmenlerinden Ulus Irkad'a yapılmıştır. Bu davette Ulus Irkad'ın yakın ilişki içinde olduğu ve Güney Kıbrıs'ta Rum istihbaratı tarafından kurulan Dr. İhsan Ali Vakfı önemli rol oynamıştır. İhsan Ali, bilindiği gibi ölene kadar Güney'de yaşamış olan ve eli kanlı Makarios'un danışmanlığı ile özel doktorluğunu yapan bir vatan hainidir ve Ulus Irkad da KKTC'ye karşı çıkmakla övünen YBH'nin yayın organında İhsan Ali'yi öven yazılar yazmaktadır.Yabancı dış merkezler tarafından düzenlenen eğitim programlarından geçmiştir. Rumlarla "iki toplumlu temas"adı altında sıkı işbirliği ve ilişkisi vardır.
5- Atina'daki sözde yarışmaya katılacak çocuklar sadece Ulus Irkad'ın sorumlu öğretmen olduğu Gazi ilkokulundan belirlenmiştir. Oysa gerçek anlamda bir olimpiyat olsaydı, KKTC adına yarışacak çocukların Eğitim Bakanlığı veya ilgili resmi federasyonlarımız tarafından tüm okullarda yapılacak ön yarışmalarla belirlenmesi gerekirdi. Görevli gidecek 5 öğretmenin de KTÖS tarafından değil, yine Milli Eğitim Bakanlığı tarafından görevlendirilmesi gerekirdi.
6- Atina'ya götürülecek öğrencilerimiz KKTC veya Türk bayrağı altında değil, sözde "Kıbrıs Cumhuriyeti" bayrağı diye Rum bayrağı altında yarıştırılacaktı ve Yunanistan'a girişleriyle yarışmaya katılımları sözde "Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı" uydurma kimliğiyle olacaktı.
7- Bu çirkin olayda yer alan öğretmenler Bakanlıktan ve Dışişlerinden habersiz, gizlice 3 kez Yunanistan'a gitmiştir. Bu gidiş gelişler için İWA adlı örgütten bilinmeyen bir yolla onbinlerce dolar yol parası, çep harçlığı alınmış ve en pahalı lüks otellerde binlerce dolar ödenerek krallar gibi ağırlanmışlardır. Ayrıca 22 kişilik grup için de yol parası, konaklama ve cep harçlığı adı altında 20 bin sterlin alındığı iddia edilmektedir. Dıştan gelen paranın kesin miktarı bilinmemekte ve ısrarla açıklanmamaktadır.
8- Bundan kısa süre önce Osman Nalbantoğlu ve Kenan Tuncay isimli öğretmenler yine Bakanlıktan habersiz yurt dışına çıkmış ve Yunanistan elçiliğinden gidecek öğretmen ve öğrenciler için kolayca vize almışlardır.Oysa Yunanistan KKTC vatandaşlarına vize vermemekte, başka pasaport taşıyan Kıbrıslı Türkler ise vize almak için aylarca beklemektedir.

Ne ilginçtir ki KTÖS'ten bugün yapılan açıklamada ortaya koyduğumuz bu gerçeklerin hiçbirine yanıt verilmemiş ve olgular Ulusal Halk Hareketi'ne yapılan çirkin saldırılarla göz ardı edilmek istenmiştir.
KTÖS yetkilileri demagoji ve küfür edebiyatını bir yana bırakarak şu sorulara yanıt vermelidir:

1- Yunanistan'a 3 kez giden öğretmenlere ve 22 kişilik gruba ne kadar bilet parası, ne kadar cep harçlığı, ne kadar konaklama-yeme içme parası, kimin tarafından, hangi yolla, kime verilmiştir?
2- IWA adlı örgüt, Dışişleri Bakanlığını, Cumhurbaşkanlığını, Eğitim Bakanlığı ve resmi Spor federasyonlarımızı niye dikkate almamıştır, daveti niye bunlar yerine Ulus Irkad'a yapmıştır? Eğitim Bakanlığı niye dışlanmıştır? Böyle bir daveti kabul etmek hangi amaca hızmettir?
3- Yarışacak öğrencileri Eğitim Bakanlığı ve spor federasyonları seçmediğine göre kim, hangi kritere göre seçmiştir, niye KKTC'yi temsil edecek öğrenciler tümüyle Gazi ilkokulu'ndan seçilmiştir?
4- Öğrencilerimizi "Kıbrıs Cumhuriyeti" bayrağı diye Rum bayrağı altında sözde "Kıbrıs vatandaşı" kimliği ile yarıştırmak ulusal Kıbrıs davamıza vurulan bir darbe ve şerefsizlik değil mi?
5- KTÖS ismini verdiğimiz 5 öğretmenden değil başka 5 öğretmenden söz ettiğine göre bu öğretmenler kimlerdir, basın toplantısında bunların isimleri niye ısrarla gizlenmiş ve açıklanmamıştır?

KTÖS yönetimi olayı saptırmak yerine bu sorulara somut olarak yanıt vermelidir.Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ise suskunluğu bırakıp gerekli araştırma ve soruşturmayı başlatarak bu çirkin komploda rol alan öğretmenler hakkında gerekli idari önlemleri almalıdır.

UHH, ulusal Kıbrıs davamıza her yolla darbe vurmayı bir misyon edinenleri, KKTC ve Anavatan düşmanlarını, dış güçlerin işbirlikçisi, mandacıları yeri geldikçe teşhire devam edecektir.
Yolumuz Türkiye'nin Yoludur. Yaşasın Anavatan Türkiye, Yaşasın KKTC

Ulusal Halk Hareketi
30.7.2001

Yukarı


BİLDİRİ NO.10

Yurtsever Kıbrıs Türk Halkı;

8-10 yaşındaki çocuklarımızın Devletimizden habersiz olarak Yunanistan'a götürülerek siyasi istismar konusu yapılmak istenmesi konusunda 8 ve 9 No'lu bildirilerimizde açıkladığımız gerçeklere yanıt vermeye çalışan işbirlikçi ve KKTC düşmanı KTÖS yönetiminin Genel Sekreteri VAROL ÖZTUĞ, Gazi ilkokulu müdür vekili ULUS IRKAD ile kendisinin bu olayda rolleri olmadığını hiç çekinmeden iddia edebilmiş ve gerçekleri halktan gizlemeye çalışmıştır. Bu durum karşısında UHH Araştırma Birimi'nin yaptığı çalışmalar sonucu elimize çok ciddi YENİ BULGULAR geçmiştir. Bu CİDDİ BULGU ve BELGELERİ de açıklayarak KTÖS'ün işbirlikçi yönetiminin kara maskesini düşürmek kaçınılmaz olmuştur. Vatan Haini İhsan Ali'ye ve Rum istibarat örgütünün kurduğu İhsan Ali Vakfı'na, KKTC düşmanı YBH yayın organında övgüler düzen, sözde öğretmen ULUS IRKAD ile VAROL ÖZTUĞ'un bu olayda ne derece rolü olduğuna bu belgelerden sonra kamuoyu karar verecek ve işbirlikçi - mandacı KTÖS yönetiminin karanlık yüzü ortaya çıkacaktır.

1- Güney Kıbrıs ve bazı dış güçlerle teması olan ULUS IRKAD, yaklaşık bir yıl kadar önce yine aynı okul öğretmenleri OSMAN NALBANTOĞLU, KENAN TUNCAY ve ERDİNÇ ACAROĞLU ile birlikte, Milli Eğitim Bakanlığı'nın bilgisi dışında bazı öğrenci velilerini okula davet ederek bir toplantı yapmıştır.Bu toplantıda, ismini açıklamadığı "Amerikalı zengin bir işadamı" tarafından SORUNLU ÜLKELERİN ÇOCUKLARINI BİRARAYA GETİRMEK AMACIYLA bir etkinlik düzenlendiğini ve Gazi ilkokulunun da bu etkinlik için seçildiğini açıklamıştır. Ancak kendisine bu bilginin kimin tarafından, hangi yolla ulaştırıldığını, Amerikalı zengin iş adamının kim olduğunu, Yunan-Rum kökenli olup olmadığını, Rum propaganda ve psikolojik savaş örgütü AHEPA ile bağlantısını, onca okuldan niye kendi okulu olan Gazi ilkokulu'nun seçildiğini ve Gazi İlkokulu'ndan bu sözde Amerikalının nasıl haberdar olduğunu, Milli Eğitim Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığına niye haber verilmediğini ve kendisinin bunlarla bağlantısını açıklamamıştır.ULUS IRKAD'ın bu açıklamasından ayrıca Yunanistan'daki etkinliğin masum ve gerçek bir sportif karşılaşma olmadığı, tam aksi "sorunlu ülke çocuklarını biraraya getirmeyi" amaçlayan SİYASİ ve art niyetli bir etkinlik olduğu da ortaya çıkmaktadır.

2- ULUS IRKAD, bu toplantıda ayrıca BAZI ÖĞRETMENLERİN daha önceden bu konu ile ilgili olarak birkaç kez Yunanistan'a gittiklerini, bu konuda KURS gördüklerini, konu hakkında belgesel bir filim hazırlanacağını, bu konunun GİZLİ tutulması gerektiğini söyleyip çocuklar için TC pasaportu çıkarılmasını velilerden istemiştir.Ancak Yunanistan'a KURS için giden öğretmenlerin kimliğini, Bakanlıktan izinsiz gittiklerini, onbinlerce dolar tutan masraflarının kimler tarafından karşılandığını, KURSUN içeriğini ve niye GİZLİ tutulması gerektiğini açıklamamıştır.

3- 21 Haziran 2001 tarihinde ise GaziMağusa'daki öğretmenler lokalinde KTÖS Genel Sekreteri VAROL ÖZTUĞ ve Yönetim Kurulu üyesi ŞENER ELÇİL, ULUS IRKAD'ın organizasyonu ile 20 öğrenci velisiyle bir toplantı yapılmış, Yunanistan yetkilileri ile yapılan görüşmeler ve gidiş hazırlıkları hakkında bilgi verilmiş ve KONUNUN DEVLET YETKİLİLERİ TARAFINDAN ENGELLENEBİLECEĞİ söylenerek GİZLİ TUTULMASI istenmiştir.

Yukarı